Dağ kadar külçe altın yığsan önüne
Bir gün saltanatın yıkılır hiç olur gider
Paşa ol maşa olma zalimin zulmüne
Hayır hasenat etmezsen hiç olur gider.
Elinde bağlaman giydiğin kürkün
İşveli bakışın ela gözlerin deli eder beni deli
Gamzeli gülüşün işveli bakışınla bir tanesin
Sana güzel demiyenin kurusun ağzı dili,
Eşin benzerin yok cihanda sen bir tanesin.
Şefkatle bakar gözlerin sevgi dolu ellerin
Yardım düşüncelerimle karanlığı yerince
Saplandı sırtıma bir bıçak inceden ince
Güldü üstüme hem kaynana hem görümce
Sen soktun sen çıkar, ben sana ne yaptım?
Ne kadar süre gelip geçti bilemedim amma
Hakikat yolunda yürür isen
Mecnun sanıp çöle salarlar
Gül bahçesinde salınır isen
Dikenine sarılsan köle sanırlar.
Mazinin yazgısı ruhunu sarar
Ayrılık dedin sürdün eşeği yokuşa
Derdin neydi be söyle be şaşkın
O saf sevdayı kör bir kurşuna
Vurdun söyle ne diye be şaşkın.
Bırakıp gittin gurbet ellere
Ervah-ı ezelde levh-i kalemde,
Rabbı yaşarım topraktır sonum
Kulluğun manası Lafz-ı illahde
Vav mütevezi kul omaktır yolum.
Kuluğun manası derindir bilenelere
Uyuyamadın gece hayallere daldın
Toprağın kokusunu yağmurla aldın
Dört duvar arasında nefesiz kaldın
Kimse neler yaşadığını bilmedi senin.
ENGİN TOPKAN (05.03.2022)
Senden başkasını gözüm görmüyor
Ötelerden gel topla tamamla beni
Öyle bir duygu ki sensiz olmuyor
Savaşma seviş benle tamamla beni.
Akıtın göz yaşımı kalbim kırık bir testi
Göz bebeğimsin kölem değil
De hele meramını gonca gülüm
Sana yazdığın ilk şiirim değil
Sayende dert sahibiyim gülüm.
Hele bak yüzüme gayeni söyle
Saz çalıp eğleniyorum.
Davul çalıp eğleniyorum.
Şiirde yazıp eğleniyorum.
Eğlence benim adım.
Damağımda kaldı gülüm tadın.
Söyle gülüm ben sana daha ne yapayım




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!