Âcizsin âdemoğlu, ecel her an ensende;
Ölüm var ! sen kabul etsende, etmesende.
Bir rüyaydı aşkımız, sen çobandın ben koyun;
Yoldukça yordun beni, çok şükür bitti oyun...
Çık önümden, ruhuma perde olan ey nefis;
Arzu ve hevâları kalbe dolan ey nefis...
Kalbimizi nurlandır;
onurlandır Allâh'ım.
Rahmetini taçlandır;
mirâçlandır Allâh'ım.
Sen ğafursun, affeyle;
Senin nûrun aydınlatır islâmı,
Yerden göğe âlemlere, her yanı...
Rabbim izin verdi sana;
Senin nûrunla aydınlattı kâinatı...
Sabır; başı dert, sonu merhamet...
Sabır... yaşarken; zahmet, aşarken; rahmet.
Sabır; hayatın çilesi, cennetin bahçesi...
Bir bulutun gözünden akan yağmur gibi;
Yerden tâ göğe kadar koskoca bir seldim.
Ölümün önünden geçen ömürler gibi;
Mâsivâyı unuttum da ben sana geldim...
Gökyüzüne maviyi veren sensin Allâh'ım
Yeryüzüne cenneti seren sensin Allâh'ım...
Koca okyanus içinde küçük bir balık gibiyiz,
Kâinat yüce bir sanat; Sanatkârın eseriyiz...
Hidâyeti bulursak; sekînet bize gelir,
Huzurda kaybolursak; dertler hep dize gelir...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!