kırmızı kiremitli damda
pıt pıt pıt bir minik kuş
ah olsa birazcık ekmek kırıntısı
bir güzel doyursa karnını
nasıl da şükreder
cıvıl cıvıl şakıyarak
Hani bazen şuracıktan isteriz ya bir şeyi
sanki duyar melekler dokunur omzunuza
gülerek verirler beklediğiniz o müjdeyi
bir sevinç bir huzur kaplar benliğinizi...
geceler uzun soğuk kış boyunca
soğuktan daha keskin yalnızlık
kuytularda düşünceler
duvarlarda gölgeler
birbirini kovalar bütün gece
ruh huzur bulamaz bedende
Geceler bazen hiç bitmez
ya da sana öyle gelir bilinmez
tik tak tik tak saat sıfır iki
asırlar geçmiş gibi sanki
omuzların düşer ağırlaşır göz kapakların
sabah odana dolar güneş inanamazsın
Ah, o ışıltılı sahte geceler
nasıl da sevdanın yollarını tıkar
şimdi diz boyu hüzün her yer
oysa dışarıda güneş var
Enfal Törün / Karşıyaka-İzmir / 27.08.2006
Alın götürün beni şarkılar
nereye hasret isem oraya
deniz kenarı sandallar martılar
bir de limonlu çay masaya
pembe beyaz bulutlar da
olsun ama gökyüzünde....
bir masum tebessüm yüzünde
oturmuşsun öylesine sessiz
pembe beyaz bulutlar üzerinde
onca güzelliği kucaklarken
sen bizim göremediğimiz
güneşe bu kadar yakınken
ne param var yar gezdirecek
ne de buyur edecek bir kulübem
bu durumda bana aşk ne gerek
hiç değilse bir yürekten gülsem
Her şey bir vesile
hatırlamak için seni
güneşin doğuşu batışı
kuşların cıvıltısı
derelerin şırıltısı
bulutların dansı
ellerini alıp da avuçlarım içine
dalıp giderek okyanus gözlerine
seviyorum demek için sana
geç mi kaldım söyle bana
ah, bu benim geç kalışlarım…!




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!