kaçtım uzaklara ruhumu onarmaktayım
bir otel odasında pencereden bakarken
beni hırpalayan aşklardan uzaklardayım
ufuk çizgisinde güneş yavaştan batarken
Zor kardeşim zor
İzmir'de yalnız kalmak zor
sıcak çok sıcak
bari para mara olsa
denize menize giderdik
o da yok
Sabah akşam mırıldandığım
bir hazin şarkıdır geride kalan
sözlerini tam hatırlayamadığım
belki sözleri de sen gibi yalan
bir masum tebessüm yüzünde
oturmuşsun öylesine sessiz
pembe beyaz bulutlar üzerinde
onca güzelliği kucaklarken
sen bizim göremediğimiz
güneşe bu kadar yakınken
ne param var yar gezdirecek
ne de buyur edecek bir kulübem
bu durumda bana aşk ne gerek
hiç değilse bir yürekten gülsem
Her şey bir vesile
hatırlamak için seni
güneşin doğuşu batışı
kuşların cıvıltısı
derelerin şırıltısı
bulutların dansı
kırmızı kiremitli damda
pıt pıt pıt bir minik kuş
ah olsa birazcık ekmek kırıntısı
bir güzel doyursa karnını
nasıl da şükreder
cıvıl cıvıl şakıyarak
Hani bazen şuracıktan isteriz ya bir şeyi
sanki duyar melekler dokunur omzunuza
gülerek verirler beklediğiniz o müjdeyi
bir sevinç bir huzur kaplar benliğinizi...
neden hüzünlü olsun sonbahar
onun da adı bahar değil mi
üstelik nereden biliriz son olduğunu
içimizdeki yapraklar henüz solmadan
Enfal Törün / Eylül -1987 / Karşıyaka-İzmir
ellerini alıp da avuçlarım içine
dalıp giderek okyanus gözlerine
seviyorum demek için sana
geç mi kaldım söyle bana
ah, bu benim geç kalışlarım…!




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!