doyulmaz anılarla yüklü
çocukluğumdan
ansızın bir esinti düştü
yorgun yüreğime
sevinç çığlıkları geliyor
bir salıncaktan
bazen içindeki fırtınayı dindirmek zorundasın
tüm sevgi sözcükleri dilinin ucundayken
koyu bir ihanete uğradığını gördüğünde
işte sonunda başardım dediğin bir anda
şans avuçlarının arasından kayıp gittiğinde
en canların yitip senden uzaklaştığında
Bir tatlı esinti çıktı aniden
ağaçlarda yapraklar hışırdadı
bir kedi geçti masalar arasından
gözlerim kızıl ufukta batan
güneşe bakıyordu
bunların hepsi bu akşam oldu.
Bir bülbül şakıyor gecenin ortasında
içini döküyor sanki ay ışığında
duyun dinleyin beni der gibi
kulak kesilmiş dinliyorum
bir fantastik rüyaya dalıyorum
ne kadar sürdü bilmiyorum
Bu şarkımı sen hiç duymadın
bir ağaç gölgesinde yazdığım
dizelerde aşkımızı sakladığım
söyleyecektim sana baharda
ama kış uzadı bizim buralarda
karların altından kalkamadım
Daha dün çocuk neşeli oyunlar peşinde
pembe bir gülücük masum yüzünde
ah, o zaman yok mu o söz geçmeyen zaman
sonra bir genç adam iş ekmek peşinde
Bir melek yüz uzaklarda
düşler kurar içinde sen
ılık sabah rüzgarında
gönül teline değen
küçük pembe bir bulut
Üşüdüm, bir çift el açılan yorganı örttü üzerime
saçlarımı okşadı, alnıma bir öpücük kondurdu
düşlere daldım yeniden sıcak yatağımda
bir kahvaltı sofrasına uyandım
neler yok ki masada ama en güzeli
annemin portakal reçeli
bahçemiz çiçekler yeşillikler içinde
küçücük evimiz güneş tepemizde
kedimiz köpeğimiz ağaçlarda kuşlar
sahi bir de kaplumbağamız var
çocuk cıvıltıları gelir salıncaktan
limonlu kek kokusu yayılır mutfaktan
Bir güzel kadın gördüm
bakışları esrarlı gülüşü sıcaktı
dans eder gibi yürüyordu
ve bana doğru geliyordu
dokunacak kadar yakındı
benimle konuşacak sandım




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!