Bütün yaptığın bu işte
sen oyun seviyorsun
elim ucu sende en sevdiğin
dokunup kaçmak
nasıl da seviniyorum
sana yakalanmaktan
rengarenk düşlerimiz vardı
sulara yansıyan ışıklar misali
ne çabuk geçti yıllar anlayamadık
coşkuyla kucakladığımız bahar ayları
damaklarımızda hala gençliğin
o doyulmaz güzellikte tadı
Bunlar özlem saatlerim
her gün yeniden başlayan
hiç yokmuşum gibi bu şehirde
dönüşebilirdi sevinç saatlerine
ah sen de bir inansan
Oturuyoruz birlikte
rüzgar ve ben
o arada sırada esiyor
şöyle bir dolanıp geliyor
ve neler anlatıyor neler
kah gülüyoruz birlikte
Ne güzel şeyler söylüyorum sana
hiç birini duyamadığını bilerek
o güzel gülüşün hep hayalimde
donmuş bir karede ellerin ellerimde
bir asude limana sığındı serüven teknesi
eskimiş yamalı yelkenleri direkte
hırçın dalgaların dövdüğü
çatlaklar yorgun gövdesinde
güverteye sinmiş serüven kokusu
direkleri sanki aşk sarhoşu
Yağmur bütün hızıyla indi bildik sokaklara
birer ikişer eksiliyor insanlar telaşla
bense inadına sırılsıklam dolaşıyorum
duvar afişlerini ezberledim bütün gece
sebep yokluğun anlıyor musun?
Gökyüzü mavi mi maviydi
kuşlar uçuyor kediler oynaşıyordu
yüzümüzde bir tebessüm
huzurlu ve mutlu yaşayıp gidiyorduk
nereden çıktı bu fırtına birden
deli bir rüzgarla ağaçlar savruluyor
Söyle bana içinden ne geçiyorsa
sen hep güzel şeyler hayal edersin
hep güzel şeyler diler ve istersin
gün doğumundan batımına kadar
güzelce dinlerim seni içim coşar
söyle bana içinden ne geçiyorsa
dışarıda yağmur fırtına bizi eve kitledi
nasılsa güneş açar dedim bir heves
açmadı güneş hava daha da kötüledi
şükrettim sonra sen ve ben bir nefes




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!