Sana söz kışlar bahar olacak,
Havada kuşlar uçuşacak,
Yağmurlar dinecek, güneş açacak.
Yeter ki Azrail,
Çalmasın kapımı.
Geceleri daha çok seviyorum.
Eğer gündüzse güneş tepedeyse,
perdeleri kapatıyorum.
O zaman inanmıyorum yalan sevgilere,
Kendimi güvende hissediyorum.
Solmuş bir papatya bir yağmurla yeşerir mi?
Bu hasret daha yetmez mi?
Pencerenin yanında seni izlemek varken,
Dil söylemeye cesaret eder mi?
Yüreğimdeki bu acı biranda diner mi?
Yine döndüm en başa,
Konuşamıyorum karşında.
Tutuluyor dilim anlamadığım bir şekilde,
Gözlerine her bakışımda.
Tıpkı geçen seneki gibi,
Kahvaltıda babamında olduğu,
Bir pazar sabahı kadar seviyorum seni.
Uyandığımda mutfaktan gelen,
O sıcak ekmeğin kokusu gibi...
Çocukluğumda annemin,
Neyimi beğendin diyor bana.
Daha önce,
Hiç aynaya bakmamış herhalde.
Kaşı, gözü farklı bir melodi kulaklarımda,
Her şarkıda onun sesi var nedense.
Şehre karanlık çökünce,
Gökte yıldızlar belirince.
Kalbim yerimden çıkar,
Yanımda seni görünce.
Erisin bu kalp,
Kıyamam sana bakmalara,
Ellerim gitmez ellerine dokunmaya,
Şu ölü kalpten bir sevda çıkardın ya,
Sana çok başka bir aşk yakışır sevgilim.
Sabah uyandığımda seni düşünürüm,
Daha başlamadığım bir kitapsın sen,
Umutluyum içindekilerden.
Heyecanlıyım biraz da,
Titriyorum kapağını açarken.
İçinde kalem değmemiş gözler,
Sanma ki İzmir'in ışıkları,
Sen olmasan da hep açık kalır.
Kalbimin ışıkları kapanır daha ne?
Sanma ki her sokağında çocuklar dolaşır,
Kimsesiz bir çocuk ağlar kalbimde daha ne?




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!