Ah benim güzel manolyam,
Bahçedeki çiçekleri görmeden,
Bostanlarda korkulardan habersiz,
Yılanlar tünedi
Bülbüllerin diyarına.
O da sevdalı şu zamanlarda
Geçmişimin elleri titriyor,
geleceğimin gözleri yaşlı.
Sancılar hep geceleri mi başlıyor?
Ağlamalar gizli gizli,
acılar aleni yaşanıyor.
Babamdan kalan miras sanki memnuniyetsizlik.
Bu asrın, şükür eden şükürsüzlerindeniz.
Ne evimizi beğeniriz ne uyduğumuz saati, ne de içinde bulunduğumuz haneyi.
Sanki dünyanın en şanssız insanları burada toplanmış; büyük büyük emekler vermişiz de
hiçbirini yapamamışız gibi yakınır dururuz.
Ne dost meclisinin kıymetini biliriz, ne hoş sohbetin dakikalarını.
Ben kimim
bu aynaya yansıyan da kim,
saçları uzayan,
gözlerine aklar düşen,
ellerinden yürüdüğü yolun tozlarını akıtan da kim.
Ben kimim,
Secdelerde vaktim kısaldı,
Ömrüm şimdi uzasa kime ne fayda?
Ellerim dua için açılmadıysa semaya,
Dünyada dilenci değilsem neyim bu saatten sonra?
Doğru söyle; gözü Kur'an'ın sayfasında gezmeyen,
Alnı secdeye değmeyen,
İçimde fırtınalar koparken,
gün geceden kaçarken,
sevdiklerime mezar yaklaşırken,
hayaller deste deste banknotlara satılırken;
ben yeraltına inen sarnıçlarda
su ararken,
İman tahtamda çiviler,
Bende garip mi garip hâller.
Yüreğimden akan sözler,
Kimine yankılı geceler.
Köprülerden geçenler,
Gece vakti, bir namaz vakti,
açtı elini, istedi de istedi:
Ya Şâfi, ya Basar.
Yıldızlarda huriler oynar,
denizler mürekkep olsa neye yarar,
benim kalbimde dünyalık hevesler oynar.
Gözlerim de yaşlar,
boğazımda düğüm düğüm acılar;
sesimde çatallı yaralar,
içimde kopmak için yalvaran fırtınalar,
genzimi yakan laflar,
limanları boş bırakan kaçışlar,
Sen hiç nefes saydın mı,
bir gün sayar gibi,
şafak atar gibi?
Siz hiç nefes saydınız mı,
köhne bir zihinde,
vesvese dolu zikirlerle




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!