Emsile Sultan Bayrak Şiirleri - Şair Ems ...

0

TAKİPÇİ

Emsile Sultan Bayrak

İstiyorum, istemeyi verenden istiyorum.
Her baktığımda gördüğümden,
Şavkından bakamadığımdan istiyorum.

Tüm seslere sahip sessizlikten istiyorum.
İstiyorum buluttan bir arsa,

Devamını Oku
Emsile Sultan Bayrak

Bir adam varmış, aynı karında büyüdüğü kardeşleri varmış. Habil ve Kabil de kardeşti, değil mi? Ama ilk cinayeti işledi. Damarda akan kanın benzerini taşımak yeterli mi? Bir hastane çıkışı, yağmur yağarken, cepte para sayılmazken, arabadan indirilen bir kardeş… Arabadan indiren de mi kardeş? Yazık, bu nasıl kardeş?
Sokakta çocuklar elini kanatıyorlar, "kan kardeşiyiz" diyorlar ama bilmiyorlar; bazen kanından olanlar kardeşlikten mahrum bırakıyorlar. Aynı evin içi, aynı oda, aynı sobanın yanı, aynı soyad; güya kardeş. Yağmurun altında bırakan kardeş, ömrünü yiyen kardeş, sözünü ezen kardeş, gününü karartan kardeş, hakkını yiyen, lokmana göz diken kardeş. Bir hastane çıkışı arabadan indiren kardeş; nasılsın diye sormayan, çocuğuna yeğenim demeyen kardeş. Yokluğuna susan, varlığında paranı alan kardeş; düştüğünde arkasına dönüp bakmayan, ağladığında yaşını silmeyen kardeş. Gecekonduna bir gece gibi çöken kardeş.
Bir elin beş parmağı kardeş, ellerden daha el olan kardeş. Kuyuya atan da bir kardeş. Kurt, gömleğe kanı dökmüş de gömleği yırtmamış be kardeş. Mısır'ın kapısında buğday bekleyen kardeş, köle diye satılan da kardeş; sarayda ağırlanan da kardeş. Bir kadın, bir karın; kardelen değil, yanlış anlamayın. Kordon bağına bağlanmışlar kardeşler. Hayatın ilk makası orada, anlasana kardeş. Doğan, büyüyen, giden, gelen… Dünya böyle bir yer, fazla aldanma. Her hayatın ömrü varmış, bel bağlama; "kardeş" diye diye ağlama. Her koyunun bacağından asıldığı yerde, kırpılandan medet umma.

Devamını Oku
Emsile Sultan Bayrak

Arza hacet yok, hâlim sana beyandır.
Gönlümden akan, gözüme hicrandır.
Kederlerim, dar sokakların taşlarına ayandır.
Benden geçmeyen hâl; hükmün ise başıma taç, yoluma yoldaştır.

Devamını Oku
Emsile Sultan Bayrak

Dünyaya baktım,
Feleklere sığındım,
Dost meclislerine sığamadım,
Kapılarda ağırlanmadım;
Dergâhların eşiklerini aşındırdım,
Sofa dolusu sözlerden payıma, hayasızlık ilişti yakama.

Devamını Oku
Emsile Sultan Bayrak

Kalb-i selîm, Salim’in kalbinde ben neyim?
Sorsam ona, seven insan neylesin?
Der mi ki bana: “Seviyorsa söylesin.”
Çadırların direğine çiviyle oyulmuş şiirlerden birisin…

Gözlerinde dağlar, sözlerinde yamaçlar,

Devamını Oku
Emsile Sultan Bayrak

Senin adın olmayan…
Ben koydum adını; olmadığın zamanlara ithafen. Yalan değil ya, yoksun. Olmayansın; bir yanımı boş bırakansın. Olsaydın severdin belki beni, seni sevdiğim gibi. Yanlış anlama, tanımıyorum seni; adını, soyunu, varını, yoğunu… Lakin bir ruh, bir mana koyuyorum masaya; yalnızlığıma, hayallerin kırık kanadına inat, o vesile ile yazıyorum mektubumu.
Olmadığın günlerin burukluğunu sırtlanarak, yalnızlığa gebe kalarak, sisli odalardan topladığım mürekkeple alnıma yazılar yazarak… Söylesene, olmayan; senin adın niye yok? Olmayan, olsaydın ya… Yaralarımda, acılarımda, yardım çığlıklarımda… Sen kötü gün dostu musun, neredesin?
Olmayan… Sevilmeye sevilmeye, sevilmenin ne olduğunu da unuttu bu azadı yarına kalmış köle. Elime bir kalem verdiler, önüme bir kâğıt; "yaz" dediler. Yazdım senin adını…
İlk zamanlar bir görseydin, ne de kuvvetliydi kalemim. Her satır sen, her mürekkep sen, her kâğıt sen; duvarlar, geceler ve dahi gündüzler… Her yanda senin adın. Bir dil değil, binbir lisanda sayıkladım adını. Olmayan, olmayan, olmayan… Ee, sen yine yoksun.
Olmayan… Yokluğuna tütün yaksınlar; fokurdasın Sinan'ın Süleymaniye'de nargilesi. Kubbeden dönen yankıda yok olamayanın sesleri… Yoksun, olmayan… Yarım asrın yarım çeyreği kadar.

Devamını Oku
Emsile Sultan Bayrak

Bitti tükendi sanki yıllar,
yaşanmamışlıklardan ayrı düştü bu zamanlar.
Kandiller, bayramlar bana kaldı;
şeker dağıtmalar,
içerlenmiş laflar,
yarım kalmış hayatlar.

Devamını Oku
Emsile Sultan Bayrak

Pazarda terlik gördü çocuk,
Uzak memlekette,
Ana tarafının evinde,
Bundan 20 yıl evvel,
En fazla 7 lira eden.

Devamını Oku
Emsile Sultan Bayrak

Senin saatin sabahı gösterdi diye benim de mi öyle olmalı?
Belki benim saatim hâlâ gecenin ayazında.
Aynı güne uyandık diye aynı mevsimi mi yaşadık?
Aynı vakti mi yaşadık?
Sen ikindinin semasındayken, ben akşamın darında olamaz mıyım?

Devamını Oku
Emsile Sultan Bayrak

Seni sevmek ne güzel şey vesselâm,
Sanki seni sevmek için doğmuşum.
Şayet doğmasaydım da
Severdim seni.
Ölürken bile sevdim;
Oradan anladım seni ziyâdesiyle sevdiğimi.

Devamını Oku