Emsile Sultan Bayrak Şiirleri - Şair Ems ...

0

TAKİPÇİ

Emsile Sultan Bayrak

Cennet ruhlum dedi, ruhumu cennete değdirdi;
semada salınmak şimdi hayallerden bir geçit gibi.

İnci, mercan köşkler; dünyanın kirinden uzakta,
ne de güzel evler...

Devamını Oku
Emsile Sultan Bayrak

Develer geçmez iğne deliğinden,
çabalamadan gelmez istenilenler.
Çocuklar ağlar Kudüs mezarlığında
dün geceden.
İster denize insin Ruslar, Yahudiler,
ne gelir elden,

Devamını Oku
Emsile Sultan Bayrak

Sanıyorsun ki bir senin derdin var,
bilmiyorsun ki ne dertler var.
Dertlerin içinde ahlar, günahlar;
olurların içine saklanmış olmazlar var.

Olur yahut olmazlar…

Devamını Oku
Emsile Sultan Bayrak

Sonunu bilmediğimiz bu yolda ne de rahatız.
Yazık olmuş hayatlar gibi,
Mehdîsi gelmemiş zamanlar gibi,
Deccal'le geçirilmiş kırk gün gibi,
Uzak görünen yakınlar misali.
Akan derelerde boğulmak var,

Devamını Oku
Emsile Sultan Bayrak

Gözyaşı döktüm, çorba kasesinden içtim.
Bir iftar sofrası masaya halimi kestim.
Mutfağın beyaz fayansını geleceğimle sildim.
Bulaşığın köpüğüne dünyalık hevesimi değdirdim.
Elhamdülillah, bugünü de bitirdim.

Devamını Oku
Emsile Sultan Bayrak

Geçecek, biliyorum. Bugün de geçecek; kötü günler gibi, kimsesiz yarınlar gibi, tüm duyguların birbirine karıştığı dünler gibi...

Bugün de geçecek özenle; belki biraz pervasızca, fakat tüm hakikatiyle ve bir daha gelmeyeceğine yeminler savurarak geçecek. Tüm gerçekler gibi, bir bahar güneşi; akşamın ayazı gibi, yazın açan gülün bülbüle hasretiyle geçecek.

Leyla'nın gelmeyeceğini bilerek geçecek; çöllerin serabıyla, Yusuf'un zindanlardaki rüyalarıyla geçecek. Gölgeliğin altında bir meltem esintisiyle uyumuşçasına geçecek.

Devamını Oku
Emsile Sultan Bayrak

Âb-ı hayat, Hayatın birinci babında hayat;
Ne işin var bu diyarda, ey hat?
Alnına yazılı kufi bir hat.
Dünyada ebediyen ol abad.

Cennetten çıkan Âdem mi,

Devamını Oku
Emsile Sultan Bayrak

Gökte hilal gördüm, parlaklığına yüzümü sürdüm.
Yıldızı aradım da güneyde, bir yalnızlığın aşkında buldum.
Ağacın yeşilini, toprağın karasına sürdüm.
Çiçekten bir yaprak koparıp buluta cemre düşürdüm.
Bir Âdemoğlu gördüm; kardelene elini uzatmış,
Medeti karı delmekte sanmış,

Devamını Oku
Emsile Sultan Bayrak

Senin olmadığın İstanbul, Fatih'in fethetmediği Bizans gibi. Derme çatma, papazların arsaları, varsalların lafları, kölelerin canları kalmış sokak ortalarında. Ayasofya'nın kubbesi çatlamış; Anadolu'yu kızıl elma bellemiş Türk'ün çocuğu, yüzyıllar evvel bir güzelin Muhammedü'l Emin sözüyle düşmüş yola.
Şimdi sen de İstanbul'dasın; o vakit anlarsın beni. Eminönü'nden vapura binmeyi, denizin kokusunu içine çekmeyi, Galata'ya çıkmayı, Kız Kulesi'ne kayıkla salınmayı, sahilde kimsesiz gibi dolanmayı, Gülhane'de bir ağacın altında fermanın mührünü bulmayı, Çamlıca'ya patika bir yoldan çıkmayı, Sevda Tepesi'nde sevdasız kalmayı.
Kulaklardan meşk kalıntıları silindi bu diyardan; çanların tokmağı kırıldı, Bizans'ta ilk ezan Fatih'in kulağına adıyla okundu. Ayasofya'da ilk namaz fethin ertesi kılındı. Şimdi ne Bizans kaldı ne papanın vaftizi; Sultanahmet'in çinisi, Süleymaniye'nin kubbesi, Mihrimah'ta ikindi güneşi, sahaflarda kalan eski bir koku, Darülfünun'dan çıkan gencin dimağı yıktı da geçti. Burası artık ne Bizans ne de Roma; geldi Türk'ün çocuğu buraya. Artık her yer mabed; kızıl elma çocukların elinde, atalardan kalma tatlı bir şerbet.

Devamını Oku
Emsile Sultan Bayrak

İstiyorum, istemeyi verenden istiyorum.
Her baktığımda gördüğümden,
Şavkından bakamadığımdan istiyorum.

Tüm seslere sahip sessizlikten istiyorum.
İstiyorum buluttan bir arsa,

Devamını Oku