Duy beni!
Sevdim seni, kanıma karışır gibi,
Sevdim seni, ateşe yürür gibi.
Sen gözlerimi görmedin, sesimi duyamadın,
Ben susarak haykırdım sana,
Sen kör oldun, sağır kaldın.
Senden kopmak istemiyorum, soldurma gülümü,
Seni sensiz yaşamak istemiyorum, bensiz koyma sevgini,
Seni duâlarımın hitamında yüzüme sürmek istiyorum,
Eksiltme benden seni.
Sesinle yankılansın kalbimde her günün sabahı,
Ey hâk-i pâk içinde nâzenin can,
Zînettir cümle kâinât sana an be an,
Arz-ı sîmâda feyz dolu nûr-i imân,
Duy ne eyler Hakk’tan inen hitâb-ı nihan.
Gönül deryâsı taşar taşkın bir mecrâda,
Thales sordu: “Her şey nedir, sudan mı gelir?”
İlk kıvılcım yakıldı, bilgiye yol verir.
Anaksimandros der ki, “Sonsuz olan evren!”
Düşünce bu, azizim, kökü derin, diken.
Fikrime düşünce gecenin zifirinde hayalin,
İçim sızlar, bedenim titrer, senli od isterim.
Dünyamı aydınlatan bir mum ışığısın,
Görüp de kör olandan saklanan, ama bana ayan.
Her nefeste bir yanış, bir alev tutuşur içimde,
Zaman ne çabuk geçiyor bir tanem,
Uyumuyorum geceleri, zamanı tümden yaşamak için.
Ayrılacağım bu şehrin gecelerine asıyorum yıldızları,
Mıh gibi çakıyorum seni, nefesime, yüreğime,
Ama zaman hızla akıyor yine.
Gecenin tefekkür vaktinde penceremi selamlıyordu ay,
Şavkı düştü penceremin camına, sarındı ruhuma huzur dolu bir yay.
Nefesimden çıkan buğu ile dileğimi kazıdım usulca,
Yıldızlar şahitti her kelimeye, ayın gölgesindeki senli sancıma.
Hayalimde belirdi birden güzel cemalin, nurdan heykelin,
Bazı anlar vardır, aklın durduğu, cismin kaybolduğu, ruhun yükseldiği…
İşte böyle bir tefekkür ile yolculuk başlar arşa doğru…
İnsan varoluşunu tahayyül ettiği vakit, sorular sorar zihni, adım adım…
Bazı sorular maveraya açılan cevaplar taşır, bazıları ise ‘ikra’ kadar sır dolu…
Kendine topraktan rahmet yağdığını bilen Âdem’in…
Tüm acılar huzura tomurcuklanır,
Gündüz şafaklanır, geceler sabaha vuslatlanır,
Zaman akar, her şey yerinde kalır,
Giden sen olursun...
Her nesnede sâf gizlüdür bir sır-ı mübîn,
Cümle varlık ol didârda bulur hakîkat-i zîn.
Dünya felekde döner âciz, beşer cân u tenle,
Fânîye meyl eden gönül, girer zâhirî çenle.
Ol ki ezel var idi, cihan içre hâzır,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!