Şehadet yağdı tane tane karlardan
Çekilmediler siperlerden surlardan
Korlar düştü yüreklere karlardan
Hepimiz uğrunda ölürüz sen yeter ki dalgalan...
Usul usul basıp yollar yürürsen
Selam söyle eşi dostu görürsen
Bizim evin önüne de varırsan
Otur bir hasbihal et benim için
Otur da bir soluk al benim için...
Bir ateş yaktım yüreğimde
Ve sana üşüyorum başında
Karşımda bir ırmak ve sana susuyor çatlak
dudaklarımda
Bir elmayım yanaklarında al al belki de yeşil.
Sen benim gönlümü güldüren kadın
Sen benim dilimi durduran kadın
Sen benim solumu dolduran kadın
Sen benim ömrümü olduran kadın.
Sen benim kalbime tohum saçtın
Yaş kalmadı gözümde kuruttum
Senin derdine kendimi unuttum
Bir çift teline ömrümü çürüttüm
Senin uğruna vefasız gülmeyi unuttum.
Gözlerimden pınarlar akarken
Mutluluğa nişan taktım
Ayrılık kınanı yaktım
Açık olsun yolun bahtın
Seni sana bıraktım.
Sen de artık el gibisin
Seni yazmak istedim bu gece
Sığmadın deftere, kaleme yine
Sığmadın sınırlı hecelere
Bağımsızlığını ilan etmiş gözlerin
İnmek istedim derinliklerine
İnemedim bir basamak bile
O kalbe girip de çıkmayacağım
Bin yıl yaşasam da bıkmayacağım
Kim ne derse desin takmayacağım
Seni sevmekten hiç bıkmayacağım.
Vermem seni başka hoyrat bir kalbe
Yokuş yollar yürünmüyor
Yolun sonu görülmüyor
Azgın sular durulmuyor
Sensiz ömür sürülmüyor.
Sığmaz dertler dağa taşa
Tek tek dökülüyor altın saçları
Bilmem duruyor mu inci dişleri?
Nasıl kurutayım gözden yaşları?
Söyle tabip söyle nedir halleri?
Hastanenin bölük bölük yolları




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!