Onlar emekten söz ederler kardeşim,
uzun masalarda,
ışıklı salonlarda,
mikrofonların önünde.
Emek derler.
Sanki emeği görmüşler gibi,
sanki bir sabah karanlığında
işe yetişmek için koşmuşlar gibi.
Oysa bilmezler.
Bilmezler demirin ateşte nasıl terlediğini,
bir fabrikanın düdüğüyle
nasıl açıldığını gözlerin.
çatlayan elleri,
Bilmezler tarlada güneşin altında
belde biriken yorgunluğu,
akşam eve dönen işçinin
çocuklarına sakladığı gülümsemeyi.
Onlar patron aslında.
Kelimelerden kuleler kurarlar,
sözlerden saltanatlar.
"Emek" derken bile
yüksek bir pencereden bakarlar aşağıya.
Aşağıda,
makinenin başında duran adamı görmezler.
Kömür karası yüzleri,
yağ kokan tulumları,
nasırlı elleri görmezler.
Biz mi?
Biz çok konuşmayız kardeşim.
Çünkü biliriz;
ekmeğin tadı alın terindendir,
hayatın yükü omuzlardandır,
ve gerçek emek,
gürültülü kürsülerde değil,
sabahın ilk ışığında,
fabrika kapılarında,
tarlalarda,
atölyelerde,
sessizce yürür geleceğe.
Hikmet Metin ÇavdarKayıt Tarihi : 16.06.2026 11:36:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!