kalabalık başlayan bir hikâyenin son cümlesindeki yalnızlık,
tövbe tutmayan günahlarımın bedeli,
kor tutan bacalarda boğulan duman,
yoksa bu güneş tutulmasını bir ömür mü yaşayacak gözlerim?
yıldızlar da söndü...
bir gün kış da biter Nilüfer Çiçeği
gözlerinde bahar gelir ve yine çiçekler açar yanaklarında
yaz da gelir olgunlaşır meyveler
gülüşünden reçel yapar kadınlar
kemençe çalar kelebekler, kirpiklerinde
parklar neşeyle dolar
Bir hayal peşinde yıllarca döndüm,
O bir ateş suyu, bense hep küldüm,
Baharla başladım hazanı gördüm,
Ne hayalim güldü, nede ben güldüm,
Bir kelebek günü geçti bu ömrüm.
Başını eyledin dünyaya mahal,
O bir sultan oldu sense bir hamal,
Sırtında semer, ayağında nal,
Taşıdın durdun geçti bir ömür.
Bazı gün musibet, bazı gün cefa,
Şu bomboş sokakta ayak izlerin
Silindi silinecek nerdesin.
Köşedeki karanfiller senindi,
Lale, sümbül, menekşeler sen gelince şenlenirdi,
Tüm ağaçlar yeşile bezenirdi,
Bahçendeki güller soldu nerdesin?
Meltem kokuyor saçların.
Hangi hasret çaldı gülüşlerini?
Kırağı mı değdi güzelliğine?
Sen, dağların ender kızıl lalesi
Hedeftin, uzaktın, yokuştun,
Çok koştum, yoruldum.
Bahardın, çiçektin açardın,
Çok kıştım, üşürdün, solardın.
Bir kuştum, kanat çırptım,
...
Bir derin kuyu içerisindeyim, karanlık.
Ve körkütük sarhoşum, dilsiz, sağır ve de kör.
Sensizliğin en dibindeyim, kimsesiz.
Yokluk kemiriyor bütün ümitlerimi,
Deli gömleğini giymiş gözlerim
Başım belada yine bakışlarınla
Tandıra saklanmış haykırışlarım
Küfleden inceden iniltim gelir
Tandır sıcağında ısınan sendin,
Şimdi şömineyi beğenmiyorsun.
Tek göz kerpiç damda oturan sendin,
Şimdi dublex daire beğenmiyorsun.
Kalağa ellerinle yapma yapardın,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!