bir hüzün var içimde
nedensiz mi nedensiz
kalabalıklar içinde yalnızım
ve kimsesiz
bir sükût istiyorum
fırtınalar içinde
En güzel mirastın babamdan kalan
Seni gözüm kadar sevdim Emoşum
Babamı çağırırdın her gün, her zaman
Sonunda kavuştun canım Emoşum
Dünyadan bir murad alamadın sen
Serpilirdi gülüşün cihana
Ağlamaların kurşun
Yedek akçe gibi seni kıskandığıma bakma
Ülkende helva dağıtırdı sabahları güneş, annesiz çocuklara
Sen düşersin aklıma gecenin bittiği vakit
Ben bana yorgundum.
Kendime kırgındım.
Ben bana dargındım.
Bir bana dargındım.
Unut beni tomurcuk
Sen daha büyüyüp gül olacaksın
Ben yazlar geçirdim, sonbahar oldu
Bir sokak lambası kadar başıboş,
Bir kitabı dokuyan utangaç bir kalem,
Yanık bir türkü kadar yalnızım.
Yüreğinin ayracında hangi merhamet tutacak beni
Issız bir ova, yetim bir nehir
Köprünün başındaki masum bir çocuktu hayallerim
Tüyleri kara serçe, bu tüy senin mi?
Tülden hafif, güneşten parlak,
Bu tüy senin mi?
Dön bir ellerine bak, yumuk yumuk elleri,
Dön bir saçlarına bak, kıvır kıvır saçları,
Her sabah taramalı saçlarını bu tüyün, örmeli
Biliyorum korkarsın karanlıktan,
O yüzden mi ışıkları açık bıraktın?
Bir veda etseydin diyorsun bana
Sonsuzluğa dalmadan
Bir helallik alsaydın
soruyorum duvarlara
yok diyorlar senin için
eşiklere, kapılara, bahçendeki saksılara
soruyorum yok diyorlar
arıyorum köşe bucak
kokluyorum kucak kucak
Yorgunum,
Bu gün her günkünden biraz daha yorgunum
Çocukluğumda kayboldu topacım ve çemberim
Benim öcümü kim alacak senden, ben nereden bileyim




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!