Döndüremez Bu Kervanı
Karanlık yolların keskin virajında,
Bir ses yükselir, yankılanır dağlarda,
Döndüremez bizi, der, kararlı bir edayla,
Ne mazbatasız bir gölge, ne diplomadan yoksun bir hata.
Eğilip bükülmez, yürünen bu kutlu yolda,
Vatandaşın umudu parlar, en zorlu anda.
Hukuksuzluk sarmalına düşerken haksızlık,
O, adaletin meşalesini taşır avucunda.
Bir yanda mühürsüz, eksik kalan evraklar,
Bir yanda boş vaatlerle dolu sahte yapraklar.
Milletin iradesi, der, "sarsılmaz bir kale,
Ne engeller durdurabilir, ne de kurulan bu hile.
Diplomasız olanın karanlığı aydınlanmaz,
Mazbatasız olanın sözü toprağa bağlanmaz.
Hakikat, gün gibi çıplak, güneş gibi parlak,
Yolundan dönmez bu kervan, yürür yarınlara korkusuz, ancak.
Bakışlar keskin, duruşlar dimdik ve mağrur,
Bu halkın vicdanı, tarihe hükmünü vurur.
Dönülmez bu yoldan, dönüş yok artık geri,
Çünkü halkın sevdası, yakar geçer her yeri.
Ne yalanlar sindirebilir o yüce inancı,
Ne de sahte hükümler, dindirir halkın sancı.
Özgür bir yarın için, atılır kararlı adımlar,
Döndüremez bu kervanı, ne engeller ne de yalanlar.
Hürriyet aşkıyla yanan bir meşale elde,
Yürünür bu yolda, en zorlu, en dar belde.
Mazbatasız gölgeler erir, güneşin ışığında,
Diplomasız karanlıklar kaybolur, halkın varlığında.
Dönmek yok artık, ufukta şafak söküyor,
Milletin azmi, her türlü zorluğu büküyor.
Özgürlük yolcusu, kararlı ve sarsılmaz,
Bu iradeyi kimse, yollarından döndüremez.
Kayıt Tarihi : 5.06.2026 18:28:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!