Bakma arkana...
Vedalar bir poyraz gibi savururken bizi,
Kalplerimizi bakışlarınla parçalara ayırma.
Göz göze gelirsek,
Kök salar ayaklarım toprağa,
Gidemeyecek kadar ağırlaşır zaman.
AYRILIĞIN SORGUSU
Bugün darmadağın bütün duygularım,
Bugün toz duman içinde sığındığım gönül dağım.
Bugün bir zelzele ki tir tir titriyor umut duvarlarım.
Vazgeçtim kahverengi gözlerinden,
Vazgeçtim seni bana getirecek seferden.
Şimdi nasıl duyurayım bitti bizim hikayemiz diye.
Nasıl arkama fırtınayı alarak yola devam edeyim.
Kana kana içmeden aşk meyinden,
Aşk sarhoşu gönlüme nasıl kilit vurayım.
Her parçam seni dilenirken,
AYRILIK KIRBACI
İnsanlar da değişir hayattan arda kalanla.
Duygular da sessizliğe bürünür zamanla.
Bir de bakarsın ki canına okuyan şarkılar,
Alıp götürmez yarin sokağına.
Gönül kırağı tutsa da,
İsmi bile dile yasaksa alnına vuslat nasıl yazılsın.
Hayalî düşlerini hergün yağmalasa da, umut kuşları nasıl kanatlansın.
Müzmin bir sevdanın ağrısı, nasıl şifaya ulaşsın.
Minicik bir yürek hasretin hasatına nasıl dayansın.
İşte bu yük kaldırmaz eğer başını.
Bak işte istediğin oldu.
Gönlü uyuttum ağlaya ağlaya.
Sesi kesildi, çığlığı gömüldü karanlığa.
Üstünü de örttüm sevilmiyorsun kamçısıyla.
Gözden uzak, gönülden ayrı düştüğümü görmesinler diye de,
Senli sözleri unuttum, şiirlerimi kazıdım fotoğraflarına.
Hey gidi günler hey.
Su gibi akıp giden gençliğim.
Bir rüya, bir film şeriti gibi nasıl da sıralanıyor.
Bunca şeyi geçirmiş olmakta akıllara zarar.
Nasıl metanetli olabildim,
Nasıl dayanıp, hâlâ ayaktayım,
Bak işte birlikte kurulan hayallerin altında,
Can çekişiyor umutlarım.
Bak işte günbegün senden uzakta,
Sabrın köşesinde dem tutuyor, gün sayıyorum.
Yine ben sana sevdamı göğsümde saklıyor,
Gönlüme senli anıtlar dikiyorum.
Peki öyle olsun.
Vazgeçti say beni.
Sen bir çırpıda vazgeç bizden,
Unuttu bil beni.
Peki öyle olsun.
Suskunluğa bürünsün dilin,
Tek bir kelimenin sayfalar dolusu yazılsa da,
Tam bir ifadesi olmayan hisler yumağıdır özlemek.
Yüreğini sıkıp sıkıp bırakan onmaz bir sancının,
Suskunluğa gizlenip, çığrından çıkan bir duygunun karasıdır özlemek.
İdam sehbasında çaresizce bir bekleyiş,
Kadere teslim olmanın en ağır mahkumiyetidir özlemek.




-
Erhan Tığlı
Tüm YorumlarŞiiriniz bol olsun
mutluluğa götüren yol olsun.
gönlünüz neşeyle dolsun