Bulutlu havaları sevmezdin eskiden,
İçimi kasvet sarıyor, kalbim sızlıyor,
Ya güneş açmalı, ya da beyaz kâr kirpiklerimi ıslatmalı.
Yağmur yağsın gök yarılırcasına ıslanması güzel ama,
Gökyüzü kararmasın diye eklerdin önceden.
Şimdi hiç gelme buralara sevdiğim!
Kendi hayatımızın bile sahibi değilken,
Çabaladığımız ne varsa bize emanetken,
Avucumuzdan birgün kayıp gideceğini bilirken,
Kime ne kadar anlam yüklediğimizi tartmamız lazım.
İyiliği özümüze nakşetmemiz,
Kahr_ı cefa karşısında Elif gibi durmamız,
Herkesin hissesine mutluluk düşmüyor bu dünyada.
Birileri gününü gün ederken,
Birileri boyunu aşmış derdiyle başa çıkmaya çalışıyor.
Payına ne düştüyse yaşıyorsun,
Ya muhabbetle, ya da metanetle.
Biliyoruz ki her halimiz ayandır Rabbime,
Ey benim iyi niyetinden öptüğüm kalbim.
Değdi mi bunca emeğe?
Değdi mi bunca kırgınlığa, eziyete?
Bak şimdi yapayalnız sızıyla atıyorsun.
Elinde avucunda ne varsa serdin vefasızlara,
Şimdi bir başına sesine ses arıyorsun.
Çiçek açamadan Eylül'ün gelmesiyle,
Kışa hazırlanan düşleriniz var mı benim gibi?
Biraz sarı, biraz kahverengi, kurumaya yüz tutmuş,
Ve hep yarım kalmaya mecbur mısralar gibi.
Serin bir rüzgar esmeye başladı mı gönlünüzün kırık tellerine,
TUTUNMAYACAĞIM
Yaktım savurdum senden kalan ne varsa,
Sen gelirsin diye uykuya bile dalmayacağım.
Seni hatırlatacak o sokağa adım dahi atmayacak.
Ateşten uzanan avuçlarına, tutunmayacağım.
Kötülüğe çalışan zihniyetinizi,
İnce hesaplar yapan paslı kalbinizi,
İki yüzlülüğü yakışırdığınız karakterinizi,
Mide bulandıran minimalist dürtülerinizi,
Bir başkasının üzüntüsüyle mutlu olabilecek hasetliğinizi,
Çekin huripak insanların üzerinden.
ÜMİT ÇİZELGESİ
Keşfedilmeyi bekleyen dört yapraklı bir goncayken,
Bembeyaz yazılıp çizilmemiş sayfaların sahibiyken,
Şimdilerde siyah noktalarla dolduysa ömür yaprakların.
Her bir siyah noktanın söylenmemiş,
Derin hikayeleri sıralıdır özde.
UMUT GEMİSİ
Gitgide azaldı içimde ki yaşam hevesi, boşluk heryer.
Umursamazlık maskesi takmakta da zorlanır oldum.
Tutmayan ellerimle tırmanmaktan,
Her olmazı sineye çekmekten de yoruldum.
Maziden gelen moloz kalıntılarının harcını,
Her gecenin sabahı
Her kışın bir baharı,
Sayılı günlerin bir şafağı var da
Birtek sensizliğe çare yok, umutsuz düşüm.
Uzak yolların durağı,




-
Erhan Tığlı
Tüm YorumlarŞiiriniz bol olsun
mutluluğa götüren yol olsun.
gönlünüz neşeyle dolsun