Evvel iptidada bir nur parladı,
Nice bin perdeli hali bilsinler.
Arşın kubbesinde ismi gürledi,
Gökleri kuşatan dalı bilsinler.
On sekiz bin alem bir noktada giz,
Hakk'ın dergahında silinir bu iz.
Kimi umman olmuş, kimi kuru diz,
Mevla'ya dökülen seli bilsinler.
Güneş zerre kalır o yüce nura,
İnsan talip olmaz nefsteki kura.
Can kuşu uçunca varılır sura,
Tenden göç eyleyen yolu bilsinler.
Çark-ı felek döner, durmaz yerinde,
Hikmet aranmalı derin derinde.
Mahşerin o dehşet, o zor gününde,
Mizana tartılan kulu bilsinler.
Kimi kışta kalır, kimi baharda,
Gafil olanların vicdanı darda.
Hakikat güneşi doğunca serde,
Açılan o gonca gülü bilsinler.
Mülkün sahibi bir, gerisi yalan,
Varlıktan vazgeçip gerçeği bulan.
Aşkın pazarında sararıp solan,
Ateşe düşen o külü bilsinler.
Dünya bir handır ki, gelenler geçer,
Herkes ektiğini gün gelir biçer.
Vade yettiğinde bu canlar göçer,
Kalemsiz Şair dili bilsinler.
Kayıt Tarihi : 7.05.2026 00:21:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!