biz bizeyiz kayanın üzerindeki tozlar gibi
esen yel savrultur bizi yerimizden
ne kaya haberdardır ne de rüzgar bizden
bir ruh okşayışıdır doğanın can evimizden
reva görmüştür belki de çölü bizlere
ah ölüm neden yakalıyor beni
en huzurlu anımın tutku dolu vazgeçişlerinde
sarsıyor ruhumu
omzumdan tutarak
gözlerimi yaşama çeviriyor
ah bi görebilsem
içimde titriyor yaşamın sesi
tüm zafer ve yenilgileriyle
kör ateşlere sürüklüyor
ta ki uykum gelene dek
yorgun düşünce düşlerim
tüm alev sönüveriyor
onun yaşamı karanlığa gömülmüş
karanlığında ise kendinden yoksun
düşlerde yaşıyordu yaşamdan düşerken
şair ki düşmeye alışıktır
düşün bedelini ödemiştir ağır
uzanıyordu, o dik yamaçta
gölgesindeydi de bir ağacın
ne dingin bir ağaçtı
hışırdamazdı hiç yaprakları
oysa incecikti dalları
ne de yumuşaktı çimenler
ey ruhta sendeleyen sakat düşünce
yıkabilir misin beni zamanla
ürkünç fısıltılarınla kulağımı okşayabilir misin
diz çöktürebilir misin asil duygulara
belki de öylece durursun bir köşede
yalnızca çelik hançer parlar üstüne bir süre
tüm nedensiz çırpınışlarım
ve yerin altındaki duvarlara çarpan haykırışlarımlayım
üşüyorum da
ısınmak, yitirilmiş güneşte saklıydı
bulamadım
ama umdum, karanlıkta bulmayı
Ah, senin ruhun ki sarsılmış yaşamın canlılığında,
Direnmemiş hiç, boğucu zehrin acısına.
Ve tükenmiş bedenin en yaşanılır anlarda,
Bir türkü olmuşsun, harcanan gençlik yıllarında.
Gölgeler örtmüş yüzünü o ıssız gecede,
bitmek tükenmek bilmeyen bir nefretim var ölülere
ve saygı duymam hiç mezarlarına
topraklarını eşelerim tertemiz tırnaklarımla,
tek bir kir bırakmam ellerimde
boğazlarım henüz çürümemiş bedenlerini
ben tanrım, işte yine sessizlikle karşı karşıyayız
ürkeğim ve de çekinirim senden
dualarımdan da pek bir şey beklemem
yalnızca isterim seni ruhumda hissedebilmek
yabani topraklarda filizlenirse çiçekler
işte bunu senden bilirim




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!