İnzivaya Çekilmek
gecenin Kuytusunda,
avuçlarının arasına.
Yedi kat Semaya çıkmak
Kalbindeki Nefesle
Koyu bir Sitem bırakıyorum şuraya.
Hayata, hayat denen Oyuna.
Bu oyunda oyuncu olarak rol yapanlara
Varlığımı yok sayanlara
Yokluğuna bir Şiir daha yazıyorum
Belki duymayacaksın Sitemli Şiirlerimi
yüreğimden burkulup,
satırların sonbaharı olan dizelerim
Özgürlüğe koşan atlar görüyorum,
en önde, yine o siyah olan.
Patikalardan süzülerek geçiyor yel gibi,
kuyruğunda bir kelebek dansa duruyor.
Simsiyah aynaya baktığımda her gece,
gözyaşlarımın izi duruyor yanaklarımda.
Gün doğumuna kadar kurutuyorum pınarlarını.
Ve İnsan Sakince, kavga etmeden,
yan yana, omuz omuza gelebiliyormuş
soğuk bir barış içinde...
Sadece bir yerde Üstünlüğünü kullanmadan,
Küste olsa, düşmanda olsa,
Sıcaklığın kızıl renginden, gri bir toza dönüşmek.
Kıvılcım gibi etrafta dans ederken,
kömür gibi kararıp, kenara itilmek eşelene deşelene.
soğumak, üşümek aslında.
Titrek Sarı bir ışık...
Söğüt ağacına bekçilik yapar gibi,
durağın hemen arkasında.
Yarım saat Sonra
✨SOL YANIMDA SUSTU ZAMAN ✨
Baktığımda yoktun, en yoğun çarpışmalarımda.
Belki bir kalkan, belki bir miğfer, belki bir kılıç olmak varken,
sen bana atılan mızrak oldun, sol yanıma saplanan.
Her şeyi ne kadar da hızlı yaşamışız
oysa bir ömürlüktü Sözlerimiz.
Geceyi yaşamayacaktık hiç,
karanlıkları görmeden.
kışa varmadan yaza uzanacaktık.
yazın kurağına kalmadan,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!