Küçük bir kasabanın kenarında, rüzgârın en sade estiği bir sokakta büyüdü onun kalbi. Yaşı büyüdü, boyu uzadı ama içinde bir şey hep küçük kaldı; kırılgan, saf ve inatla temiz… Bir çocuğun avucunda sakladığı umut gibi.
Bir gün sevdi. Öyle hesap ederek değil, öyle ölçüp tartarak hiç değil… Bir çocuğun gökyüzüne bakıp “benim” demesi gibi sahiplendi sevgisini. Bir gülüşe koca bir ömür yükledi, bir bakışı sonsuz sandı. Herkes “bu kadar çok sevilmez” dediğinde, o sadece içinden “ben başka türlü bilmiyorum ki” diye fısıldadı.
Kırıldı sonra. Hem de derinden. Ama en çok şaşırdığı şey acı değil, kalbinin hâlâ aynı kalmasıydı. Çünkü o, incinince kabuk bağlayanlardan değildi… incinince daha da yumuşayanlardandı.
Bir akşam, yalnız başına otururken fark etti gerçeği:
O, aslında bir insana değil, içindeki saf sevme hâline tutulmuştu. Ve o hâl, ona ait değildi sadece… daha büyük, daha derin bir yerden geliyordu.
Başını kaldırdı, gözleri dolu dolu:
“Ne bileyim…” dedi,
“Ben seni severim sandım… meğer içimdeki o çocuk, Hak’kı ararmış.”
O günden sonra yine sevdi. Ama bu kez kırılmaktan korkmadan, eksilmekten çekinmeden… Çünkü anladı ki çocukça sevmek; kaybetmek değil, aslında kendini bulmaktı.
Kayıt Tarihi : 2.05.2026 14:01:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!