KENDİ IŞIĞIMA YÜRÜRÜM
Hazır hissetmeyi bekledim yıllarca.
Sanki insanın içine bir gün ansızın
Işıklı bir sabah dolacak da
Korkular susacak,
Yaralar kapanacak,
Kalp diyecek ki... Aha şimdi.
Peronda kalan bendim.
Trenleri uğurlayan,
Camlarda yüzünü izleyen,
Gitmek yerine
İçini kemiren rüzgârı dinleyen.
Zamansızdım…
Ne tam kış oldum
Ne bahara vardım.
Dağların doruklarına baktım uzaktan,
Karların içindeki o sessiz gururu sevdim.
Hiç çıkamadım
Hep kıyılarında dolaştım hayatın.
Denize ayaklarını ıslatan yalnızca.
Derinine cesaret edemeyen.
Hep seni bekledim.
Bir felaketin gelişi yerine,
Bir mucizeyi bekleyen.
Sebebim oldun.
Uykusuz gecelerimin,
Duvara çarpıp geri dönen sözlerimin,
Masada soğuyan çayların sebebi.
Yokluğunun karanlığında büyüdüm
Gölgende fazla yaşadım senin.
O kadar yakındım ki sana,
Kendimi kaybettim yaklaşırken.
Ellerimi bağlayan görünmez bir his
Bir zincir.
Belki umut,
Belki korku,
Belki de insanın kendi içine sapladığı keskin bıçak.
Hep seni bekledim.
Bir ömrün eşiğinde
Seninle yürüyen hep gölgen.
Onu kıskandım.
Geceleri birlikte uzayan o,
Sabahları ilk ışığı gören o.
Ben ise uzaktan bakan
Kırık bir pencere.
Ellerim boş,
Gözlerim yorgun,
Kalbim sana çıkan bütün yolları ezberlemiş.
İçimde küçücük bir ihtimal.
Küllerin altında saklanan son kor
Beklemeyi bırakırım bir gün
Kendime yetişirim senden önce.
O gün ilk kez
Birinin gölgesine değil,
Kendi ışığıma yürürüm.
04.12.2002
Ali Fırat DicleKayıt Tarihi : 22.05.2026 15:48:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!