BİR GÜN ANNE
Bir gün anne,
O kalleş fabrikaların paslı kapılarından
Yalnız ve mahzun işçiler çıkmayacak
Zindanlarda tutulan ak sabahlar da fışkıracak dışarı!
Madenlerin o zifiri karanlığından kömür yerine
Namuslu, direnen bükülmez yüzler doğacak.
Tarlalarda boynunu büken yalnız buğday olmayacak artık,
İsyan da başak verecek, başak başak, buram buram...
Bir gün anne,
O satılmış mahkeme koridorlarında sürünen adalet ayağa kalkacak!
Tozlu dosyaların arasında boğulan o çamursuz hakikat
Kürsülerin, o haramilerin üstüne yürüyüp
Kendi adını, kendi namusunu haykıracak.
O gün,
Hiçbir yetim, hiçbir çocuk açlığın
O kahpe alfabesiyle başlamayacak hayata.
Hiçbir ananın yüreği,
İş cinayetlerinde parçalanmış bir baretle dağlanmayacak,
Koklamayacak evladının kanlı gömleğini!
Korku, o yüzyıllık saltanatların,
O alçak sarayların surlarından atlayacak.
Bu halk, tırnak tırnak çalınan ömrünü
Harami soyundan tek tek geri alacak.
Bir gün anne,
Meydanlar dolacak, meydanlar patlayacak!
Yarım bırakılmış sevdalı türkülerle,
Yakılmış, kül edilmiş namuslu kitaplarla,
Yasaklanmış o öz ana diliyle,
Vurulmuş, yarım kalmış düşlerle dolacak!
Gelecek o gün,
Bir madenci, alnındaki o çelik lambasıyla,
Bir öğrenci, cebinde öfkeyle basılmış bildirisiyle,
Bir köylü, toprağa basan o nasırlı elleriyle,
Bir kadın, parçalayıp attığı o paslı zinciriyle
Yürüyecek toprağın üstünde, dirilerin arasında.
Kayıplar öyle mezarlara, toprağa sığmaz anne
Koca bir halkın namusunda, hafızasında döl verir, yaşar!
O gün
Hiç kimse kimliğinden,
Yasaklı inancından,
Kürtçesinden, Türkçe'sinden, o öz dilinden,
Gözlerinin içine baktığı sevdalısından ötürü
Başını öne eğmeyecek!
Gökyüzü bütün kuşların,
Deniz o coşkun balıkların,
Toprak onu tırnaklarıyla işleyen nasırlı ellerin olacak!
Ekmek ilk kez,
O lekesiz sofralarda kardeşçe, eşit bölünecek...
Sen kapını açtığında,
Karşında yalnız senin vurulmuş oğlunu görmeyeceksin anne.
Yüz binlerce yiğit, yüz binlerce fidan gelecek!
Kimi o zindanların betonundan,
Kimi sürgün yollarından,
Kimi yoksulluğun içinden,
Kimi tarihin o karanlık, kanlı sayfalarından...
Hepsinin nasırlı ellerinde tek bir armağan olacak
Korkusuz, lekesiz, hür bir memleket!
İşte o zaman anne,
Yıllardır o cefakar gözlerinde biriken yas,
Bir nehir gibi akıp gidecek.
Biz, adlarını anmadan bile ciğerden tanıdığımız bütün o yoldaşlarla,
Yenilmişlerin değil,
Bu kahpe dünyayı değiştirmeye kalkışanların, o başı diklerin türküsünü söyleyeceğiz!
Bir gün anne,
Senden çalınan bütün o çocuksu sabahlar geri gelecek.
O günün güneşi,
Hiçbir darağacının,
Hiçbir zindanın,
Hiçbir sarayın üstüne değil
Işıl ışıl, özgür bir ülkenin üstüne doğacak!
05.05.1999
Ali Fırat DicleKayıt Tarihi : 5.06.2026 12:25:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!