105- Gönül Çelen Şiiri - Ali Fırat Dicle

Ali Fırat Dicle
210

ŞİİR


1

TAKİPÇİ

105- Gönül Çelen

105- GÖNÜL ÇELEN

Gözlerimin nuru, geldin sonunda
Gönlümün aşkı, güneş gibi doğdun yolumda
Her an inletirsin beni bu canımda
Başımızın üstünde yerin var, hoş geldin.

Nazla, süsle, güzel bir simayla geldin
Sanki Leyla’ydın, sanki zindın, geldin
Şu yaralı gönlüme derman olmaya geldin
Seni görmekle bu gönül şad oldu, hoş geldin.

Keman kaşlısın, can alıcı bir dildarsın
Dertlerimin içinde hem yara hem derman olansın
Kapına kul oldum, bağrı yanık bir sevdalısın
O fidan boyunla şimşir ağacı gibisin, hoş geldin.

Ciğerimi, kalbimi yaralayıp kanattın
Uykumu, sabrımı darmadağın edip yıktın
Dünyayı şu gözlerime dar ettin, kararttın
Yeter artık, bu kadar düşmanca davranma.

Yeter ey şen şakrak dildarım, sevdiğim
Kulak ver şu çığlığıma, feryadıma benim
Her yerde aşikar oldu artık gizli sırrım
Yüreğimi ateşe verdin, berbat ettin beni.

Canımızı, kalbimizi bu yolda feda ettik
Ardın sıra nice çölleri, dağları tükettik
Sen ki tüm canların ve gönüllerin şahıydın
Bu sevdayı içimizde yüz kat büyüttün.

Yeter artık bu çığlığımız, bu sitemimiz
Ciğerimizin tam ortasında kaldı okumuz
Bu aşkın içinde kayboldu doğru yolumuz
Aşkın bu meydanında şahmat ettin bizi.

Şalınla, şebikinle, o yepyeni süsünle
Bir kez olsun dışarı çık, yüzünü göster şu yüzüme
Sensin derman olan her derin yaraya ve hüzne
Sen o başlara layık, asil tacın kendisisin.

Kapının eşiğinde sanki bir kulum, köleyim
Çok dertli, içi yanan bir sevdalıyım
Aşkının deryasında derin ve meftunum
Sana helal olsun bu ağalık, bu şahlık.

Başımızı eğdik senin o ayaklarının altına
Hayran kaldım o gözlerine, o güzel rengine
Bizi katlettin o oklarınla ve cenginle
Ben ki meyhanede yıkılmış bir harabatıyım.

Bu devrin içinde tam bir harabatıyım
Mey kadehi elimde, o sabrı kuşanmışım
Xanî ve Cizîrî üzerime bulut olmuş, anladım
Mîrê Batî’nin o aşk küpünden içmişim.

Yarin elinden o şarabı yudumladım
Yüreğimin kederlerine bir kilit vurdum
Muradıma erdim, kalmadı artık feryadım
Ahlat’ın o kıpkırmızı elmalarından tattım.

O dudaklardan süzülen elma şerbetini ve şarabını
Öyle bir içtim ki, canıma can kattı tadı
Var mıdır bu dünyada benden başka bir fani
O eşsiz, o endamlı boya erişebilen?

Nice sevdalılar düşmüş bu çetin yola
Hepsi inler durur, yaralıdır sözleriyle dağda
Fakat yalnız benim bu söz mülkünde galip gelen
Yalnız benim sevdada böylesine mahir olan.

Bu aşkın yolunda kükremiş bir aslan gibiyim
Kaplanım, kahramanım, yiğidin biriyim
Aşkın tacı için som altından bir cevherim
Yeter mi ey gönlü şen olan şair?

O dildar şair ki artık yaşlanmış bir ihtiyardir
Fakat gönlü hala bir genç gibi çevik ve diridir
O, hem memleketin hem de o güzel yarin sevdalısıdır
Heybetiyle tıpkı o yüce Ağrı Dağı gibidir.

01.05.2004

Ali Fırat Dicle
Kayıt Tarihi : 8.06.2026 10:55:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!