Çevremdeki sosyolog düşünceler

Can Manifesto
67

ŞİİR


1

TAKİPÇİ

Çevremdeki sosyolog düşünceler

Çevremdeki Sosyolog Düşünceler 1

Ne için var atom bombası?
Demiri para eder belki.
Ama içindekiler...
İçindekiler,
içimdekiler kadar insan öldürmez.
Süs eşyası olarak alınır,
şöyle salonun orta yerine,
kocaman saksı niyetine.

---

Kocaman bir gök gördüm,
denizlerden daha büyük.
Rengi de değişiyor.
Akşam,
sabah
diye ayrılıyor.
Kendini ayırıyor.
Arada da karışıyor.
Belki kendisini kovalıyor.
Bilim adamları uğraşsın.
Bana sadece yazmak düşüyor.
Yardım etsinler de karışmasın.
Eder, ederler; gökyüzüne yardım ederler.
Belki bilim adamları bana da yardım eder.

---

"İnadına seviyoruz." demişti adamın biri.
Adı lazım değil.
Kendisi belli,
mahallesi belli.
Azıcık deli,
ama derdi muğlak,
sevdası muallak.

Eli yüzü düzgün,
normal insan.
Şiir yazardı sadece,
gece gündüz, zamansız.
Azıcık da inadına.

Yazık hâline, gencecik.
Muallaklığı bile muallak.

---

Sarışın bir kadın kendine sövüyor.

Niye?

Nereden bileyim ben, sarışın mıyım?

Niye sarışınları anlamak için sarışın mı olmak lazım?
Yoksa sadece insan olmak mı lazım?
İnsanı insandan başka biri anlar mı?
İnsansan insanlar seni anlar.
Aksini insan olmayanlara sor.

---

Araba düt düt dedi.

Ve aleyküm selam, hayırdır sabah sabah?
Nereye yetişecek ki?
İşe gidecek kesin.
Veya sevdiğine.
Pazara da gidebilir.
Bugün cumartesi.

Ah evet, bugün cumartesi.
Yarın pazar.
Yarın beni ilk defa güneşe çıkaracaklar.
Bugüne kadar yaşayabildim.
Çünkü ben ayçiçeği değilim.
Ama gelirken iki kilo çekirdek kap gel.
Çok severim.

---

Bulutlar çocukluğunu satıyor galiba.
Gökyüzü fuar yerine dönmüş.
Bir tane istedim.
"Şekerin bitti." dediler.
Oysa bulut dediğin
yağmur olur,
kar olur.
Pamuk şeker olunca mı ayıp oluyor?

---

Boynunda kalp taşıyor çocuk.
Kalbi boynunda olunca
göğsü rahat ediyor mu acaba?
Ben kalbimi içimde taşıyorum.
Ara sıra çarpıyor,
ara sıra kırılıyor.
Takıp çıkaramıyorum.
Kuyumcular da tamir etmiyor.
Milyarlar verseler de vermem.
Manevi değeri yüksek.

---

Çamaşırlar rüzgârla kaçtı.
Islak ıslak evleneceklermiş.
Suçlu kırık mandal dediler.
Hayvanlar da biraz kırık değil mi?
Kimse kimseyi tutamıyor.
Bir mandal kadar sadık olamadık birbirimize.
Üstelik onun bile yayı çıkmış.
Bedeni parçalanmış.

---

Telefon yüzde yüz.
Şarj aleti ölmüş.
Kader de biraz öyle.
Dışarıdan sağlam,
içeriden priz arıyor.
Beni de fişe takın biraz.
Belki konuşurum,
belki susarım.
Yeter ki ışığım
kırmızıda yanıp sönmesin.

---

Çevremdeki Sosyolog Düşünceler 2

Yerde bir lira buldum.
Sevindim.
Hatta basım hatası varmış.
Daha çok sevdim.
Artık eve ekmek alabilirim.
Hem de düzinelerce.
Demek ki hâlâ kaybolan şeyler bulunabiliyor.
Hatta yamuk yumuk olanlar bile.
Kokular neden bulunmuyor o zaman?
Yoksa cebi mi yok kokuların?

---

Yukarı çıkıyor.
Aşağı iniyor.
Bir sallanıyor, beni korkutuyor.
Ama
hayatı benden daha düzenli.
Ben hangi kata basacağımı
hâlâ bilmiyorum.
Üstelik benim
"Kapı kapanıyor." diyen bir sesim de yok.
Rabbim herkese
asansörün de lüksünü nasip etsin.

---

Düğünlerde en çok o yoruluyor.
Herkes geliyor,
oturuyor,
kalkıyor.
Pek rahat değil ama kıvrılıyor.
Bir teşekkür eden yok.
Hayat biraz plastik sandalyeye benziyor.
Lazım ama
ha kırıldı ha kırılacak diye
tat bırakmıyor.

---

Kasiyer uzattı.
"Almayayım." dedim.
"Cezası var, beyefendi." dedi.
Amanın, korktum.
Ya yaptığım hataların da
fişi olsaydı,
onları da cebime koymazdım.
Ama polis görmüyorsa bile
Allah görüyor.

---

Üzerinden bin kişi geçti.
Kimisi tükürdü,
kimisi iğrendi,
kimisi yattı, dinlendi.
Ama kimse "Nasılsın?" demedi.
Taş olunca
dert anlatamıyorsun demek ki.
İnsan olunca da
pek değişmiyor.
Kaldırım olmaya gerek yok.

---

Trafik lambasının amacı belli.

Kırmızı,
sarı,
yeşil.
Trafik üç renkle idare ediliyor.
Benim içimde
bir renk daha var.
Adını kimse koymamış.
O yüzden
duracağımı da,
geçeceğimi de
bilemiyorum.

---

Yalnız bir poşet vardı bir zamanlar.
Rüzgâr aldı götürdü.
Umutlandım.
Özgür sandım.
Bir ağaca takıldı.
Demek ki
her uçan kurtulmuyormuş.
Kuş olmak istemiyorum artık.

---

Şekeri karıştırıyor güya.
Çayı değil.
Şekeri de öyle.
Çayda girdaplar yapıyor sadece.
Tadını düzelteceğim derken
sadece zevkini değiştiriyor.
Kahrolsun çay kaşığı.
Keyfimi kaçırıyor.

---

Herkes bekliyor.
Parayı görünce
yüzler değişiyor.
Demek ki
en uzun kuyruklar
ekmeğe değil,
ATM'de de oluyor,
umuda kuruluyor.

---

Simitçi, simitçi, simitçi.
Ver bakalım bir tane.
İkinciye param yok.
Para sahte çıktı.

Aldım.

Ortası boş.
Kendisi dolu.
İnsan da biraz öyle.
Simit gibi.
En çok eksik olduğu yerden
tutuyor hayat.
Dolusu yüzüne bakmaz ki.

---

Çevremdeki Sosyolog Düşünceler 3

Aynaya baktım.
Bana benziyordu.
Şaşırmadım.
Ama gözlerimin
benden haberi yoktu.
İnsan yüzünü her gün görüyor da
kendisini
kaç yıldır görmüyor?
Belki de gördüğüm ben değildim.
Kendimi göremiyorum.
Hâlbuki vampir de değilim.
Veya canavar.
Düz şairim işte.

---

Bir mezarın önünden geçtim.
Sessizdi.
İçeride kavga yok,
borç yok,
acele yok.
Yaşayanlar,
ölülerin sessizliğine
"toprak" diyor.
Ben biraz da
yorulmak diyorum.

---

Azrail'i hiç görmedim.
Herkes tarif ediyor.
Kimisi korkuyor,
kimisi susuyor.
Aslında
en çok adı çalışıyor.
Kendi ortalarda yok.
Beni niye bulamıyor?
Gelmeyen bir misafirin bile
gölgesinden ürküyorum.
Çağırıyorum, hâlâ da gelmiyor.

---

Bir şair tanıyorum.
Kalemi kırık.
Mürekkebi sağlam.
Şiirlerini okuyorlar,
kendisini değil.
Bir alkış sürüyor.
Üç dakika.
Sonra herkes evine gidiyor.
Şair,
yine aynı kâğıtla
baş başa kalıyor.

---

Bir sosyolog gördüm.
Defteri vardı.
Beni yazmadı.
Banktaki ihtiyarı yazdı,
yanından geçen köpeği,
sigarasını yarıda söndüren adamı.
Beni adam saymadı ama.
Belli ki
en çok konuşanlar
hiç konuşmayanlarmış.
Defteri doldu,
kalktı gitti.
Ben yine boş kaldım.
Tıpkı o şairin
hiç yazmadığı
en güzel şiirler gibi.

---

"Elveda."

Ne tuhaf kelime.
Söylemesi
gitmekten kısa.
Kalanın içinde
yıllarca yankılanıyor.
Belki de
veda eden değil,
geride kalan
kelimenin mezarı oluyor.

Can Manifesto
Kayıt Tarihi : 20.07.2026 10:42:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!