Vatanı bölmek için, fırsatını kollayan,
Gözü dönmüş düşmanın, bayrağını sallayan
Başı boş enik gibi, karaltıya havlayan,
Kanı bozuk kancıklar, dolaşır aramızda,
Tanıdık o hançerin izi var yaramız da.
Otuzaltı köyü dört mahallesi,
Soğuk suları var serin yaylası,
Kışın çiğelemi yazın lalesi,
Bir başka açıyor Taşlıçay’ımda.
Ziyaret tepesi balık göl dağı,
taşlıçay’ın yaylası,
geçmez yürek yarası,
oğlan hasta kız hasta,
nedir bunun çaresi.
tez kalkmış sabah erken,
bülbüle figanı çokmu görmüşler,
ağlar gül dalında gözünde yaşlar,
üstüme doğan gün acıyla başlar,
boşuna yanmışım kız senin için.
gözlerime bakıp yemin etmiştin,
Artık veda ettim bizim ellerle
Sana gelmek için düştüm yollara
Sevdim diye sakız oldum dillere
Kem söz bana şirin dil senin olsun
Gülistan içinde sana bakayım
Seni yazdım gene gönlüme,
her gün biraz daha artan
sevdanı bastım canıma.
Seni yaşıyorum aşkların
en acımasız hasretine bürünerek.
Sana koşuyorum,yaralı yüreğimin
bir zalım sevdaya mahkum yaşarım,
günler gelip geçmez sen olmayınca,
hasret deryasını nasıl aşarım,
gönül iflah olmaz sen olmayınca.
ruhum zindanında huzur bulmuyor,
Fırtınalı bir günde sensizliğin
kıyısında yürüyorum
her adım atışımda
bastığım yer ayağımın
altından kaçıyor
Sensizlik
Hayallerin umutla
Dertleştiği karmaşık
Bir dünyanın içinde
Yüreğin en müstesna
Odasında seni misafir
Yüz üç yıl önce dedik, Çanakkale geçilmez,
Aslanların ininde, çakalın ne işi var?
Hak yolunda savaşan, Türkün kolu bükülmez,
Bir ölüp bin dirilen, çok Seyit onbaşı var.
O ecdat ki tarihe, namıyla destan yazan,




-
Cevdet Altay
Tüm YorumlarTeşekkür ederim Necibe hanım.Sağolun varolun.