Kızılay Örnek otobüsüne binelim yarim
şairin dediği ''göğe bakma durağında'' inelim
sen dökülen üzüm yaprağına bak,
ben sana bakayım yarim
belki sana da aklımda dolanan
sözcüklerden fısıldarım
bir kış akşamında
Ankara'nın yorgun, soluk sokaklarından
belki sana da geçmiş zaman güzelliğiyle
yüksel caddesi veya konur sokaktan seslenirim
filizkıran fırtınası
henüz dalında çürüyen elmayı
dökmeden önce,
yani
henüz dağlarda karlar eriyip
kızılırmak’a kavuşmadan önce
Aşk-ı ateşe düştün mü?
Bedenin değil yüreğin harlanır
Yanar yüreğin anlatamazsın
Gözlerinin içine bakamazsın
Gözleri yüreğine aynadır
Yakar aşk-ı ateş ile
Beserek dağında gezer develeri
İsmin alır Veysel Karani'den
Ortaköy'den, Hüyük'ten, Mescit'ten
Ünün yayılır ilaç beldesi Emlek'den
Gönül gözün ile dillendirirsin sazını
Sivas, Şarkışla, Sivrilan-Söbelan köyün
karlı dağların ardından eser rüzgar
bazı sabah üşür yüreğim
hasret bıraktığın yurdunda
kaldım kimsesiz
karlı dağların savurduğu eser rüzgar
bazı sabah üşür bedenim
esen yele anlatsam,
gül dalına bülbül ile
dile gelir misin?
yüce dağ başlarına anlatsam,
kar tanesi ile
bile gelir misin?
iyonyada esen rüzgara
verdim yüreğimi
tozlu bulutlardan yağsın gül yüzüne
turuvada eser rüzgarla
bir efsane konar sarıkız tepesine
paris ve helenden aşkın yazılamayan dizelerine
yılın en kısa günleri
ve gün batımlarında
güneş değil
silüetin ısıtıyor yüreğimi
aşkının koru düştü yüreğime
gel bunu söndürme
yediveren gülü sevdam
açsın yüreğinde
beserekten eser rüzgar
bana getirir seni




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!