"bizi ölenlerin acısı değil
kalanların sessizliği öldürecek"
önümde deniz
çırılçıplak soyundum
sadece giysilerim değil çıkardıklarım
her şeyi bırakıyorum geride
gizli denizleri arıyorum ben
suları daha derin
inatla oynuyorum hayatla
bilmedim istemedim zar tutmayı
yenilgi hep bana şeref hep bana
asice gülüyorum hayata
hayat bana gülüyor
gel diyor
ORTANCALAR İÇİNDEYİM
içimde dalları çiçeğe durmuş bir bahar
ama dışarısı kış ne çare
güvercinleri sevdim
kırlangıçları tarla kuşlarını
lakin alçak uçuyor alıcı kuşlar
giden kuşlara bakıp
yine sonbahar geldi diyor şair
bilmiyor ki mevsim
bizde hep sonbahar
kuşlara hal hatır sordum bugün
merhaba dedim toprağa
dallarını okşadım komşum akasyanın
önümdeki dereden su içip teşekkür ettim
uzun uzun dinledim rüzgarın yağmurun şarkısını
ve yine uzak durdum insandan
insanın yarısı yanar
yarısı donar dediler
yanan yeri aşktır dediler
benim her iki yanım yanıyor dedim
sen mecnunsun dediler"
hala yağmur yağıyorsa buralara
kuşlar ara sıra olsa da ötüyorsa
ve kesmediyse toprak ana verdiklerini tümünden
anamın tabiriyle
yüzü suyu hürmetinedir çocukların
zamana kırgınım
ben mi onu koşturuyorum
o mu beni bilmiyorum
ona kırgınım beni geç uyandırdığı için
o bana kırgın hala uyanmadığım için
ona kızgınım önümü göstermediği için
dedem kurmuş bu değirmeni
sert rüzgarların yekpare taşların üstüne
babam burda görmüş anamı
çuvaldaki unlar beyaz
anam undan beyazmış




-
Başak Öztürk
Tüm YorumlarYüreğini düşüncelerini İnsanlığa adamış yaşadığı zaman dilimine duyarlı.. nadir bir kişilik...
Arkadaşımı yürekten kutluyor...başarılarının devamını diliyorum...