Sana son kez bir çağrım var
Henüz vâdem dolmadan gel
Dayanılmaz bir ağrım var
Toprak bizi almadan gel.
Gidenlerden dönen var mı?
Sanat hayâtın meşkidir
Duyguların bir resmidir
O öyle bir duygudur ki
Güzelliğin bir neşridir
Sanat kalbin bir dilidir
Şânı şöhreti (yalanmış) yalan, dünyâ denen bu hanın
Bir yudumluk nefestir, tende emânet canın
Vâdesi hiç bilinmez, ömür denen zamânın
Bir yudumluk nefestir, tende emânet canın
Sararan tüm yaprakları, sonbahârda Eylül’e sor
Feryâd figân nasıl aceb, boynu bükük bülbüle sor
Sor efendim, sor söylesin; dertliler bir bir söylesin
Bağrı yanık kalbi kırık, gönüllere sor söylesin
Sabır mülkü, hayra servet
Yağmur gibi, yağan rahmet
Elemlere gam yüklemez
Mükâfâtı büyük nîmet
Duman çökse dağlarına
Kalplere işlenen, akitler gibi
Süresi bitmeyen, vakitler gibi
Kıymeti yitmeyen, nakitler gibi
Sadâkat bağının, adıdır vefâ
Engeli olmayan, sınır misâli
1.
Kimi zamân nevbahâr, kimi zamân sonbahâr
Hânende ve bestekâr, üstad Sadettin KAYNAK.
Gönlündeki hisleri, sıralı dağlar kadar
Hânende ve bestekâr, üstad Sadettin KAYNAK.
2.
Şafağı andıran zamânlar gibi
Çağlardan çağlara kalanlar gibi
Gelecek vadeden yarınlar gibi
Günümüz güneşli, aydınlık olsun
Ekmekle aşımız, helâl kazançla
Sağır kulaklara, nutuk atanlar
Helâl lokmasına, harâm katanlar
Mazlûma güçsüze, caka satanlar
Sizlere binlerce, yazıklar olsun
Yolunu yönünü, hep şaşıranlar
Sazımdaki teller sensin
Başımdaki yeller sensin
Tutunduğum dallar sensin
Sözüm sana cânda cânân
İnsanoğlu konar-göçer




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!