Üç günlük ömrün adı, yalan dünyâdır
Kimse almaz murâdı, o bir hülyâdır
Hepimizin feryâdı, farklı sadâdır
Hayâtın gerçek tadı, ihlâs, takvâdır
1 Şubat 2015 - Kaletepe
Üç günlük ömürdür, dünyâda hayât
Tükenen her nefes, kaybolan fırsat
İş işten geçince, deriz ki heyhât
Ey fânî, bunların farkında mısın?
Pervâneler aşkla, yanıp dönerler
Bu gün ile yarın ve dün
Üç günlüktür adı ömrün
Bir rüyâdır geçen her gün
Üç günlüktür adı ömrün
Kimi günler neş’eliyiz
Üç kuruş çıkar için dünyâsını satanlar
Size bir kez değil de binlerce kez yuh olsun.
Helâl lokma yerine, harâm lokma yutanlar
Size bir kez değil de binlerce kez yuh olsun.
Kibirle böbürlenip, dalâlete düşenler
Üç yanını sarmış, masmâvi deniz
Kuzeyden güneye, mâvi vatansın
Cennet gibi nûrdan, akışın bâriz
Kuzeyden güneye, mâvi vatansın
Dokunsun sularda, ebrûlu nakış
Deryâlar içinde, bir deryâ olan
Yüreği her zamân, sevgiyle dolan
Emeli arzusu, hoş sadâ olan
Kadim dost bestekâr, Bülent Nuran’dır
Sazında notalar, şevkle buluşan
“Onbeşliler” diyârından, yiğit çıkar hep bağrından
Bir Hüseyin İPEK var ki, Tokat İli Pazar’ından
Şarkı, gazel ilâhîyle, nefes veren gür sesiyle
Bir hoş sadâdır murâdı, gecesiyle gündüzüyle
Ufkunda batmaz, aslâ güneşler
Hak yolda yakmaz, kızgın ateşler
Onlar ki engin, deryâya eşler
Zikriyle her dem, Allâh diyenler.
Ömrünce îmân, ihlâsla çağlar
Ufkunda sökmeyen, varsa bir şafak
Nefsinde hükmeden, tutkuyu bırak
Ne olur aynada, kendine bir bak
Hidâyet rehberi, bil ki Kur’ân’dır
Çağlardan çağlara, mührünü vuran
Ufuklar kararıp, güneş batarken
Gönlümde hazların, coşkusu biter
Yalnızlık burcunun, nabzı atarken
Sılânın hasreti, gözümde tüter
Uzaktan bakınca, kandiller yanar




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!