Kuş olsan da kanadını
Eğme sakın yaralıyım
Tipi olup yollarıma
Yağma sakın yaralıyım
Gelme sakın nazarıma
Yakama yapıştı hasret kurtları
Beynimi oydular o günden beri.
Bir noktaya topladığım dertleri
Her yere yaydılar o günden beri.
Çok yiğittir hiç yıkılmaz sandılar
Sen tebessüm edip yüzüme bak da
Bırak eller bana “deli” desinler.
Bir öpücük kondur, bir gül bırak da
“Getirmiş dağların yeli” desinler.
Gözünde sevgiden şimşekler çaksın
Bir mâh-ı simâya hub, yolunun bendi gönlüm
Onu kendi gözünden kıskandı kendi gönlüm
Âlem-i hâyaline yüz bin kadın topladı
İçlerinden sadece onu beğendi gönlüm.
Sağına, oğlunla-kızın oturmuş
Beni de alsaydın soluna Gelin.
Gözlerin kalbime hançer batırmış
Düşürmüş sevdanın yoluna Gelin.
Vefasız insandan gelir mi hayır?
Ne hak derler, ne de bâtıl
Formalite Müslümanlar.
Duruş faul, fikir kâtil
Formalite Müslümanlar.
Din kardeşini döverler
Sefine gönlüme yağlı paçavra
Düşürdüler yanıyorum Emmoğlu
Kanayan yüreğim sanki kadavra
Pişirdiler sanıyorum Emmoğlu
Paha biçti düşmanlarım üç sentten
Bıçak oldum İsmail’e çaldılar
Kes dediler kesmem dedim Emmoğlu
Günâhsız birine cellât kıldılar
As dediler asmam dedim Emmoğlu
Masumun mâğdurun hâlini görme
Güzel senin gözünde ki şimşeğin
Şavgı şavgı çakışında hayat var
Yüreğime sızı koyar göz yaşın
Damla damla akışında hayat var
Uzaklardan yaya çıktım yollara
Arzuladım seni görmeye geldim
Buram buram sevdân koktun burnuma
Açıp kollarımı sarmaya geldim
BELKİ DE şiirlerde gizliydi AŞK..
Hasretlik düştü yine bahtıma
seviyorken göz göre göre gitmek gerekti bana
hayallerimi bırakıp geri de uzaktan seyretmeler gerekti
Seni sensiz yaşamak düştü hayatıma
Özlemle anmak sadece hayallerde yaşamak
ışık gibi saçardı tek sesi yeter de artardı seviyorum deyişi içimi ...
kaleminize saglık kutluyorum kesinlikle dereceye girmeye layık bir şiirmiş zaten saygılr...