Yumuşak huyludur, şâir yürekli
Hatıra, gönüle değmez Efsânî
Bu millete böyle âşık gerekli
Batıla başını eğmez Efsânî
Ölüm, kara toprağın al gölgesinde
Hakka varmak için bir bekleyiştir
Kötü bilinse de dost ülkesinde
Cennetlere doğru emekleyiştir
Güneşin her batışında
Karşıma sen çıkıyorsun
Bülbülün her ötüşünde
Karşıma sen çıkıyorsun
Bazen el gibi bakan
Sevdiğim karşında sus pus kesildim
He dedim başka söz söyleyemedim
Bazı dediğini anlayamadım
Ne! dedim başka söz söyleyemedim
(Fâ i lâ tün / Müf te i lün / Me fâ î lü / Fa‘ lün)
Nâr-ı aşktan gönlüme bir küçük şûle düştü
Can evim kavruldu da bir tuhaf hâle düştü
Bir divânen oldu ya hep gülersin uzaktan
Tamamı bir hiç olanın
Yarısına ne demeli?
Mezarında piç olanın
Dirisine ne demeli?
Cevap verin buna beyler
Altını ölçerler mihenk taşında,
Demir, curuf olur yerde sürünür.
Kelam altın taçtır insan başında,
Bazen rezil olur dilde sürünür....Metin Hanlıoglu(Meçhuli)
' Kelâm altın taçtır insan başında,'
Üç yüz yıllık zâlimler düşsün artık telaşa
Dile gelmiş Türkiye’m bir baştan öbür başa
Dağ-taş selâm duruyor, melek-semek temaşa
… Şükür namazı dedim, kestim sesi soluğu
… İşte millet tokadı, işte Türk’ün yumruğu
Türklükte ki asalete
Hiç diyenler halt eylemiş
Yiğitte ki cesarete
Hınç diyenler halt eylemiş
Ben aşkınla onmaz derde düşerken
Sen gönül dağımı yıktın sevgilim
Senle hayat bulup, senle yaşarken
Ne çabuk usandın, bıktın sevgilim
BELKİ DE şiirlerde gizliydi AŞK..
Hasretlik düştü yine bahtıma
seviyorken göz göre göre gitmek gerekti bana
hayallerimi bırakıp geri de uzaktan seyretmeler gerekti
Seni sensiz yaşamak düştü hayatıma
Özlemle anmak sadece hayallerde yaşamak
ışık gibi saçardı tek sesi yeter de artardı seviyorum deyişi içimi ...
kaleminize saglık kutluyorum kesinlikle dereceye girmeye layık bir şiirmiş zaten saygılr...