Bu mendil senden bana hediye
Yıllardır hala saklıyorum
Ellerin dokunup değdi diye
Her gece öpüp kokluyorum
Dağıt saçlarını göğsüm düzüne
Yorgan eyle zülüflerin sevdiğim
Ben seni sevdiysem söyle kime ne
Uyma ellerin sözüne sevdiğim
Bir gün çizgiler düşerse yüzüne
Madem sende gidiyorsun
Git gülüm canın sağ olsun
Zaten felek vurmuş bana
Bir tokatta senden olsun
Sanma beddua ederim
Haram helal bilmiyorsun
Ne bulsan götürüyorsun
Yiyip yiyip doymuyorsun
Allah gözünü doyursun
Hep benim olsun diyorsun
İkimizde seviyorduk
Çocuklar gibi mutluyduk
Dünyalar yıkılsa bile
Ayrılmayız sanıyorduk
Gelin olup gittiğinde,
Annen bile ağlamadı.
Senin arkandan,
Benim ağladığım kadar.
Duvarları yumruklarken,
Azgın yaralarım fitil tutmuyor
Derdime bir çare bulun rüzgarlar
Hiçbir çiçek yarim gibi kokmuyor
Yarin kokusundan sürün rüzgarlar
Gurbet gurbet gezip esen rüzgarlar
Kerem in küllerine karıştım
Mecnun ile çöllerde dolaştım
Yusuf ile zindanda tanıştım
Onlar bile ağladı benim halime
Yazın bilyeli tahta arabalar,
Kışın karda çıngıraklı kızaklar
Ayaz olsa, soğuk olsa ne yazar?
Beni o zamanki Sivas’a götürün.
Asılırdık faytonun arkasına
Kerem edip savurduğun küllerim
Lal eyleyip susturduğun dillerim
Sazımdaki küstürdüğün tellerim
Bir gün senden hesap sorar bunu bilesin
Uğruna döktüğüm o göz yaşlarım




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!