Ağıtlar,türküler yaktım,
Gönül narım söner diye.
Tas,tas ağılardan içtim,
Acılarım diner diye.
Viran olmuş gönül bağım,
Madem ki,değirmen taşını gördün,
O taşı döndüren suları da gör,
Sofrana konulan ekmeği gördün,
Unu ekmek yapan,elleri de gör.
Her ekimin var bir, hasat zamanı,
Şu yurdumun deniz gibi nimeti,
Üç deniz içinde ben açlar gördüm,
İnsanları balık tutsa doyardı,
Bir dilim ekmeğe muhtaçlar gördüm.
Güçlünün elinde devlet sopası,
Canlar aydınlık bir dünya güzelde,
Körlerin güneşi göreceği yok.
İnsanlık kervanı,kalmış bir çölde,
Yolun bir vahaya varacağı yok.
Dünya zalimlerin cennet mekanı,
Aynada kendimi tanımaz'idim,
Senin ay yüzünü görmezden evvel.
Güzeli ,çirkinden ayırmaz'idim,
Bu sevdan özüme düşmezden evvel.
Sevdan uyandırdı aymaz gönlümü,
Baykuş viraneden, başka ne gördün,
Dört yanında bağlar, olsa görmezsin,
Ey gafil Dünyada,sen hep gam yedin,
Nimet gani sofra kurup yemezsin.
Aşk ile yaşamak,ölmek bir hoştur,
Kalk gidelim deli gönül eğlenme.
Bu ellerden bana'da yol görünür
Barınamam doğduğum şu diyarda.
Kendi yurdum bana da el görünür.
Gayrı soldu şu bağımın gülleri.
Yarim güzel gözlerine
Göz bakmaya doymaz doymaz
Sarılsam ince beline
Kol sarmaya doymaz doymaz
Destan yazan kaşlar kalem
Varsın kış olsun ne çıkar,
Bahar gözlerinde senin.
Bırak bitmesin bu gece,
Sabah gözlerinde senin..
Kabına sığmaz hallerin,
Gözleri yaşlı bir çocuk
Ağlar ateş çemberinde
Hayat denilen kutsal hak
Hangi Tanrının umurunda
Kanlı savaş baronları




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!