Varıp ta çalarsın,el kapısını,
Doğduğun yerlerde doyamıyor'san,
Bir garip yazsınlar,mezar taşına,
Doğduğun yurdunda ölemiyor'san.
Çok derindir yaram,kanar elleme,
Dün gece doğduğum evimi gördüm,
Ben gurbette kaldığıma ağladım,
Kapıda ki dut ağacı kurumuş,
Köksüz dalsız kaldığıma ağladım.
Bir acıdır sardı yaktı içimi,
Kimsem olmasın yanımda
Sen ol dünya benim olur
Garibim kendi yurdumda
Dön gel dünya benim olur
Yeniden gelsem cihana
Dünya dedikleri yer bir tarladır
İnsan ne ekerse onu biçiyor.
İhtiyacından çok malı neylersin,
Zaman seni yere serip geçiyor.
Dostlar gönül yıkan gönlünü yıkar,
Dünya derler bir pencere
Baktım geçtim gidiyorum
Yurdum dediğim bu yere
Kondum göçtüm gidiyorum
Yurdum bir gurbet'miş bana
Bir an gelir sermayenin,
Dünya düzeni devrilir
Zalim zorbanın silahı,
Bir gün kendine çevrilir.
Mazlum halkları soyanlar,
Şu ormanlar kurudukça
Dünyamızdır çoraklaşan
Bir canlı tür yok oldukça
Canımızdır yalnızlaşan
Emsalsiz doğa bahçesi
Dünya var oldu olalı,
Günün etrafında döner
Bu gönül bildim bileli
Güzeller ardında döner
Yüce dağlar karsız olmaz
Dur ozan dostum Emekçi,
Bu kadar insafsız olma.
Ama hoca ama dede,
İkisini yere çalma.
Dedeliği hocalığı,
Ey Erenler nedir böyle,
Hali sevdaya düşenin,
Gönül bağı çöle döner,
Yarinden ayrı düşenin.
Yüzü solgun güle benzer,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!