Şu hayat yolunda bana yoldaş'tın,
Beni yarı yolda bırakıp gitme.
Şu tenim içinde,can ile kandın,
Canımı tenimden ayırıp gitme.
bir ağacım köküm,toprağım sensin,
Senden önce dert,gam nedir bilmezdim,
Yar beni çaresiz, derde bıraktın.
Kara zulüm'imiş senden çektiğim,
Yar sen merhameti nerde bıraktın.
Daha doymamış'tım senin sevdana,
Biraz Türk,biraz Kürt kalbim,
El bir,ben iki yanarım.
Revan olur yerde kanım,
Ben iki defa yanarım.
El bir,ben iki yanarım.
Kapıldım hayatın coşkun seline,
El atıp tutacak bir dalım'mı var,
İçim ısınmadı gurbet iline,
Sılaya dönecek halleri'mi var.
Acı vatan bildim bana gurbeti,
Bir diyardan,bir diyara,
Göçenler geri dönmüyor.
Garibi doğduğu yere,
Gurbetlik geri vermiyor.
Düşmüşler gurbet iline,
Mihmandarıyım dertlerin,
Biri gider,biri gelir.
Bol kesemden yiyenlerin,
Biri gider,biri gelir.
Bunlar tanrı misafiri,
O güzel yüzün,gül gibi,
Sararıp da solar bir gün.
Her canı besleyen toprak,
Sinesine sarar bir gün.
Kimler geldi,kimler gitti,
Acı büyük öğretmendir.
En iyi okuldur hayat.
Alaca bir karanlıkta,
Sonsuz gerçektir hakikat.
Azmettirir çaresizlik.
Bu gün yıldızlar şehrinden,
Bir Mahzun'i Şerif geçti,
Tahtlar kurup gönüllere,
Bir Mahzun'i Şerif geçti.
Nar düşmüş yürekler yanar,
Ayrı ırktan ayrı dinden olsak da,
Yüz çiçek açılmış bağda bir olduk.
Ayrı ırmakların suyu olsak ta,
Aynı denizlere aktık bir olduk.
Bin bir çiçek kendi rengiyle açar,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!