Gittiğin o günden beri bu evde
Zehra diye inler kırık duvarlar
Ateşler tutuşur sönen alevde
İçimde amansız bir kış boran var
Celal’in büküldü beli baksana
Gözünün yaşları döndü barana
Merhamet eylemez kimse insana
Yıkıldı sarayım çöktü koca yar
Kapıda beklerim sesini duymam
Geceler uzadı günlere saymam
Senden başkasını yerlere koymam
Sinede acıyan eski yara var
Odamın içinde gölgen dolaşır
Aklım her dakika sana sataşır
Feryadım gökteki kuşa ulaşır
Şimdi bu şehirde bana ölüm var
Çeyiz sandığından koku yayılır
Seni düşünenler öldü sayılır
Sensiz bu sokaklar nasıl yürünür
Yürüdüğüm yolda taşlar ağlar yar
Bakmadın arkana çekip giderken
Ömrümü yollara serip giderken
Karanlık geceye verip giderken
Güneşim karardı her yer ulu bar
Sofrada tabağın öylece kaldı
Gençliğim elinde sarardı soldu
Bu hain ayrılık bizi mi buldu
Kaderin elinde kör bir bıçak var
Ocağın tütmüyor aşın pişmiyor
Celal’in dilinden adın düşmüyor
Gönül bu dert ile inan coşmuyor
Gözümün önünde bitmez duman var
Komşular acıyıp bakar yüzüme
İnanan kalmadı artık sözüme
Uyku haram oldu iki gözüme
Yatağım dikendir yastık sanki dar
Gülüşün kalıptır kara zihnimde
Bir ağır vebal var inan boynumda
Ecel nöbet tutar hasta koynumda
Senden gayrı kimim kaldı a zalim yar
Sokak lambaları halime ağlar
Karalar bağlamış ovalar dağlar
Boşuna açılmış bahçeler bağlar
Mevsimler değişti her yer dondurur
Adını kazıdım ağaç dalına
Acıyan olmadı Celal kuluna
Bakıp duruyorum yaban yoluna
Belki döner dersin içimde har var
Agâh der ki Celal bitti tükendi
Üstüne kapandı hasret kemendi
Zehra’nın gidişi candan derindi
Bu dertle toprağa girecek can var
Kayıt Tarihi : 6.07.2026 20:02:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!