Duygularımız ölüyor yavaş yavaş,
Olmuyordu teselli, gözlerimizdeki yaş.
Kararıyordu gece olmadan günler,
Soluyordu yapraklar yavaş yavaş.
Eriyordu mantığımızla beraber sevgimiz,
Gel gönlümü fethet.
Bitsin bu hasret.
Halim yorgun, halim bitkin,
Gel, dolmadan ebedi mühlet.
Gel gönlümü fethet.
Gece bastırırken sen doğarsın,
Bütün gün aşkımdan ölürüm,
Sende bulmayı umarım sevgiyi,
Aşkınla çözülür bu kördüğüm.
Nedensiz düşer aklıma aşklar,
Geri dönemem.
Bitti gecenin uzun yolculukları,
Bir parlayıp, bir sönemem.
Kesildi caddelerin solukları.
Geri dönemem.
Bilsen ne kadar huzurluyum,
İnanamıyorum bazen denizin kokusuna,
Gözlerimi yakacak kadar kurumluyum.
Alıştım gözlüklerimin buğusuna.
Sensiz bir gölge gibiyim,
Kurşun yarası gibi ağır hayat,
Ama yaşatıyor dönüşmedikçe kangrene,
Eskisi gibi değil çiçekler, artık bayat,
Kokladıkça acı veriyor tenine.
Herkes savruldu dört bir yana,
Eski günler duruyor önümde,
Hiç unutamadığım bir mucize gibi,
Yaşanmış rüyalar, hepsi zihnimde,
Pişmanlıklar ise çığ gibi.
Aldı benden sevdiğimi günahkar günler,
Gün bitti, gece tutundu yarına,
Ben hala uyanmaktayım uykudan,
Korkulardan arına arına,
İçim kördüğüm oldu kaygıdan.
Ne kadar büyürüm bu saatten sonra?
Onur bir isim değildir sadece,
Kulağa hoş gelen bir kelime de...
Onur, bir mihraptır,
Geri dönüşü olmayan...
Şahsiyet, onurlu insanları sever.
Sığınacak sığınaklar azalırken,
Yalnızlık kapıya dayanırken,
İçindeki umut yavaş yavaş solarken,
Her gölge ıssızdır.
Sevgiler dönerken geçici bir hevese,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!