Büyüdüm ben anne.
Geçmişler geçmişlere katıldı,
Çocukluk oldu eski bir virane,
Eski giysiler birer birer atıldı.
Neden böyle olduk diye sorma anne,
Kimsesizlerin sığınağı nedir?
Nedir bu manasız derin azap?
Yalnız bir insan, altında bir sedir,
Sanki damarında kan yerine kezzap.
Bilmiyorum, bu nehir nerede son bulur?
Canımı yakma,
Sert bir kabuğun altında yaşamıyorum.
Kırılırım, buz gibi olsam da,
Hislerimi aşamıyorum.
Canımı yakma,
Yok olalım kayıp bir zamanda,
Güzel bir rüya görelim.
Tutuşsun ellerimiz tam şu anda,
Geceye beyaz bir perde örelim.
Dünyayı unutalım, kapayalım gözlerimizi,
Hilal ne zaman dönüştü?
Süs yaptı kendine yıldızlardan,
Gökyüzünden yeryüzüne düştü,
Haber mi aldı acaba yakamozlardan?
Düş görmeden rüyadayım sanki,
Hikayesi derindir denizin,
Sığ sular açmaz onu,
Fırtınalı havalarda gösterir gerçek yüzünü,
Girdaplar intikamıdır kara korsanlara.
Su temizler içindeki bayat suyu,
Çalışıyorum doğru olanı bulmaya,
Günleri saymayı bıraktım çoktan.
Yalanlar başlıyor etrafa dağılmaya,
Başıma dert açıyorum hiç yoktan.
Kaybettim artık kazanma yeteneğimi,
Gözlerde hüzün var bu gece,
Şafağın senden arda kalanında,
Kalbime kazınan tek hece,
Seni hisseder her anımda.
Kesif bir duygusallık sarar ruhumu,
Bu sabah etraf eflatun rengi,
Pembe gül yapraklarıyla bezeli,
Hiçbir eşkıya bozamaz bu ahengi,
Çünkü başka yok bu kokudan güzeli.
Zaman güzeli yüceltir, eritir eskiyi,
Elveda yağmur, elveda gökyüzü,
Mutluluklar eskide kaldı artık.
Göründü hayatın gerçek yüzü,
Sevdamızı rafa kaldırdık.
Elveda damlacıklar, nur taneleri,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!