ÇALMA O TÜRKÜYÜ
Anadolu Meyhane Türküsü
Bir şişe içmeden
bugün ben bende değilim.
Kurban olduğum,
çalma o türküyü.
Bu gece sofrada
ekmek değil, hatıra var;
bir yanım susuyor,
bir yanım geçmişi arıyor.
Çalma o türküyü,
çalma kurban olduğum.
Ben o türküyü duyunca
kendimden uzak oluyorum.
Bir zaman vardı, geçti;
bir insan vardı, değişti.
Zaman geri dönmüyor,
insan kendine dönemiyor.
Eski günler hayal oldu bana,
ben hasret dönerim.
Hangi kapıyı çalayım,
hangi sokakta seni göreyim?
Duvarlar yerinde duruyor,
ama evler artık aynı değil.
İnsanlar yaşıyor sanırsın;
çoğu kendi geçmişinin
cenazesinde yürüyor.
Kurban olduğum,
çalma o türküyü.
Bir melodi gibi
çıkmıyor kafamdan sesi.
Her nağmesi bir yara,
her sözü bir hesap.
Ben unutmak istedikçe
hafıza karşıma çıkıyor.
Çalma o türküyü,
bu gece beni bana bırak.
Zaman dediğin ne zalim şey;
insanı yaşatır,
hatırasını öldürür.
Sonra dönüp sorar:
“Ne kaldı elinde?”
Bir avuç toprak,
birkaç güzel söz,
bir de söylenmemiş cümleler...
Bugün çok efkârlıyım,
kurban olduğum.
Ne sor geçmişimi,
ne de geleceğimi.
Geçmiş dönmez,
gelecek bilinmez.
İnsanın elinde
yalnızca şu an kalır.
Ama şu an dediğin de
bir nefeslik misafir.
Bir şişe içmeden
kalkmam bu masadan.
Çünkü mesele şişe değil,
mesele insanın içindeki boşluk.
Kadeh dolsa ne olur,
yürek boşsa?
Sofra kurulur,
dostlar oturur,
türkü söylenir;
ama insan bazen
kalabalığın ortasında
kendi yalnızlığına içer.
Ben nasıl dönerim eski günlere?
Yol orada, ben yokum.
Ev orada, çocukluğum yok.
Ağaç orada, gölgesi yok.
İnsan bazen geçmişine dönmez;
geçmişi onun içine döner.
Ve anlar ki
özlediği şey bir zaman değil,
o zamanlardaki kendisidir.
Çalma o türküyü,
kurban olduğum, çalma.
Ben bu gece
kaderden şikâyet etmiyorum.
Kader deyip geçmek kolay;
asıl zor olan
insanın kendi hayatına
dürüstçe bakması.
Kimini zaman götürdü,
kimini para,
kimini gurur.
Kimisi sevdiğini kaybetti,
kimisi kendini.
En acısı da şu:
Bazıları hayatta kaldı
ama yaşayacağı hayatı kaybetti.
Çalma o türküyü...
Çünkü ben biliyorum artık:
İnsan geçmişiyle değil,
geçmişinin kendisinde bıraktığı
izle yaşar.
Zaman her şeyi iyileştirmiyor;
bazı yaraları
sadece susturuyor.
Bir türkü duyunca
o yara yeniden konuşuyor.
Bir şişe içmeden
bugün ben bende değilim.
Kurban olduğum,
çalma o türküyü.
Bırak gece uzasın,
bırak masa sessiz kalsın.
Bırak herkes kendi payına
düşen hayatı düşünsün.
Ben de düşüneyim...
Neyi kaybettim?
Neyi kazandım?
Kime kırıldım?
Kimi kırdım?
Ve en önemlisi:
Bunca yıl yaşadım da
kendime ne kadar
insan kalabildim?
Çalma o türküyü,
kurban olduğum...
Çünkü bazı türküler
kulağa değil,
insanın ömrüne çalar.
Ben bugün
bende değilim.
Ben bugün
geçmişimin içindeyim
Kayıt Tarihi : 7.08.2026 06:17:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!