ulan gönül,
sen de ne arsız misafirmişsin be.
kapısından kovuldukça
penceresinden girersin sevdanın.
yazma dediler,
kalem elimde titredi.
sus, dediler,
bu defa yüreğim bağırdı.
ne tuhaf iştir.
sana varmak günah,
senden kaçmak daha büyük günah.
bir meyhanenin en kuytu köşesinde
kaderle kadeh tokuştururken öğrendim bunu.
şarap boğazımı yaktı da,
senin hasretin kadar yakamadı.
ey benim başıma dert,
gönlüme zindan olan sevgilim.
senin adını anmak yasakmış.
iyi.
ben de adını değil,
acını ezberledim.
bir bayram sabahı,
çocuklar şeker peşinde koşarken,
ben senin bir tebessümünün
kırıntısını aradım sokaklarda.
ne camilerde bulabildim seni,
ne meyhanelerde.
meğer ikisinin ortasında,
insanın kendi yarasında saklıymışsın.
bir gün tenine yaklaşsam,
ateş olurmuş dünya...
doğrudur
ama uzak durunca da
kışın ortasında cayır cayır yandığımı
kim anlatacak bu ahmak kalbe?
aşk dedikleri şey,
bir akıl hastalığından başka nedir ki?
doktorlar ilaç verir,
dostlar öğüt verir,
zaman teselli verir derler.
yalan.
ne ilaç söndürür bu yangını,
ne öğüt kapatır bu yarayı,
ne zaman unutturur seni.
çünkü bazı insanlar
gidince gitmezler.
bir gölge gibi çökerler insanın içine.
nereye kaçarsan kaç,
arkandan gelirler.
ben senden değil,
sende kalan benden korkuyorum.
bir bakışının altında ölen adamla,
bugün aynaya bakan adam
aynı kişi değil artık.
ve ey sevgili.
bir gün olur da
bu sarhoş dünya dönmeyi bırakırsa,
denizler göğe yükselirse,
dağlar secdeye kapanırsa,
belki o vakit seni unuturum.
ama o güne kadar.
ben yine sana yazacağım.
günahsa günah.
ben cehennemini de severim
bu sevdanın.
çünkü bazı insanlar
aşkı yaşar.
bazıları da benim gibi,
aşkın altında kalır.
✍️
Mustafa AlpKayıt Tarihi : 30.05.2026 11:40:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!