Üstünde bin yükle çıktı,
Varamadan çöktü omuzları insanın.
Hey gidi kokusu güzel keder,
Yaklaştıkça çekti içine insanı.
Eli çenesinde tünetip kaldırıma,
Hastane önü parkı;
Hakkı hiç iade edilmemiş gibi
Bir parktan hallice yüklü
Bankı, bir banktan hallice küflü
Sanki bir aşktan hallice suçlu.
Takdir toplamak değil işimiz;
Söylenmiş bir sözümüz,
Gölgelik bir ağacımız olsun.
Onca koşuşturma arasında;
Gönle naif bir kuş konup,
Belki vardır bir bahane,
Fakat benim gücüm yok.
Göğsümü delmeye çalışan ne?
Delsin, huzur için gelmişse.
Tüm bunlar biterse bir gün
Acıyı gördüm sâdık,
Çaresiz bir annenin kucağındaydı,
Ama çözemedim henüz,
Çaresiz anne mi yoksa cansız bebek midir acı?
Acı bazen yoksulun sofrasındadır,
Herkes gülüyordu,
Bağrındaki kanı saklayarak.
Her göz görüyordu da,
Yolun sonu sarp kayalık.
Çoğu alışmıştı yaşamaya,
Ağlamak istiyorum sadık!
Mahcubiyetim gözlerim önünde,
Dünün bugünden farkı yok,
Acılar az önce gibi, taptaze ömrümde.
Sabaha kavuşmam zor,
Ne anlar, anladım diyen bu yaşamdan?
Hem ne anlar ne zaman tükenir anlamadan
Bir yarış bazen, bir yanış, bir yakarış
Ondan anlaşılmıyor ne köşe ne kıyısından.
At gözlüğünü atmanın öğütlendiği bir günde,
Harfleri söküyordu içimde rüzgar.
Ama ben onun kadar takıntılı değildim
Anlaşılmak hususuna bu kadar,
Ne uğultum duyulurdu ne iniltim.
Sırf kağıda bakmaktan yönüm şaşıyor.
hiç bitmeyecek mi anlat?
geç mi kaldık mutluluğa gözlerim?
umutlar yarıda biterken,
neden acı bu denli uzun?
bu bitmez uykusuzluklar hak mı?
var mı derinlere basacak tuzun?..




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!