gün düşer, son teneffüs zili çalar
ömrü
alır
hayatın içinden
öğretmen ölür ve ders biter...
gün kararır güneşli bir vakitte öğretmen ölür...
...
ve gidenler son sözünü söyler
zamana karşı
nasıl ki yatık örülmüş eski bir duvarın
ne zaman yıkılacağı
bilinmez ise
Ay ışığını seviyorsun sen
düşlerinde
karanlığı
göğe bakıp duruyorsun sürekli
bir mavi deniz
ağaçtan evler ve yeşil orman
Kapatma gözlerini, gün yüzlü sevgili
dost gülüşlerini yitirme ilk akşamdan.
onlar ki, ellerinden gelse
güneşi alıp götürecekler üzerimizden
ve zindan edecekler gün ortasını...
Kelimeleri yüzdürmek
Zor değil
Engin sularda
Aynı hedefe gidebilmek
Zor olan
Biri birinden kaybolmadan
...
hala utangacım, çekingen hala
elimi yerinden oynatıp değdirsem karşı duvara
yıkılacak sanki, yerinden çıkacak akrep ile yelkovan
çivisi yerinden dünyanın
ve benden sorulacakmış gibi hesabı
bütün güzel kadınlara şiir yazdım
bir sana yazamadım
adlarının baş harfleriyle yazdım hem de
uzun uzun
kalemin belini kırdım da yazdım
bir sana şiir yazamadım
Absürt Cehennem
uzak memleketlerin acısını içimize çeker gibiydik eskiden
baskıcı günlerin - zoraki - şükür vakitlerinde isyanı huzura davet ederdik hüzünden
şimdi hayali yıllar öncesinde unutulmuş, birdenbire ellerinden tutulmuş ve sonra
üzerine yalan yanlış hikayeler uydurulmuş
Kitapçıdan içeri girdim ve seslendim eskitme ahşaptan raflara; bana oradan "az çapkın" bir şairin kitabını verin diye...Edip Cansever'i usulca koydum heybeme, hiç sesini çıkarmadı... Ben onu çekip çevirene dek...Bilmem ki nasıl sıyrılıp da gelmiş "çapkın" şairlerin gölgesinden... Sorsam iyice içine kapanacak sayfalar, dokunsam utandı utanacak o güzelim mısralar...Edip can sever de, cananı acep kim sever dizelerde...
Bülentce...30.11.2024...
Acı Su
Ölüm ölüm acılarını yüklenmiş gidiyor bulutlar
acı su gibi akıyor oluktan
hayatın zulmü
adım adım aksıyor sabahın yürüyüşü




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!