Tek kişiliği varsa alırım
ıssız yeşil ormanın
dalgalar eşliğinde mavi denizin
varsa alırım
iskemlenin tekini
kırık tabureyi
ben okurum
sayfaları çevirmeden
sen yaz içinden geldiği gibi
hayatı
düşlerindeki yıldızları yaz bana
koynunda sakladığın sevdayı
Uçuyorum
Kuşların ardı sıra
Bembeyaz
Bulutlara
Yoldaş
Rengarenk
Sen benim eşiğimden adım attırmadığım mısralarımsın
her gelişine bir engel koydum
sen benim hem yakınım, hem uzağımsın
bindiğin trenleri vagonsuz, her durağını istasyonsuz koydum
sen benim yeşermeyen toprağımsın, yüzümü çevirip gökyüzünü bulutsuz koydum
sarıldım gözlerine, sen benim ağlatmadığımsın, yeryüzünü susuz koydum...
Sen de gidiyorsun
Bir bez parçası saracak bedenini
Hani beden ölçüsü de önemli değil artık
Bol bol saracaklar üzerine beyazı
Al istersen yanına koyarlar belki bir parça şalı
Öncekiler gibi sen de veda ediyorsun
Her şey
Herkes eve dağılana kadar
Yüksek sesle bağırmak meydanlarda ve sonra çekip gitmek ayrı ayrı
Sokaklar abluka altında, sevmek yasak, sevilmek asla
Her şey
Herkes köşeyi dönene kadar
Çakıl taşları değiyor ayağımıza
Dere kenarında
Gece
Sevdaya akan sulardan
Bir damla uyku girmiyor gözümüze
Dışarıdan içeriye
Velev ki bir dolmuş durağındaymışım
çardakta
demli çay içiyormuşum, kirden bardakta
mikroplar dans ediyormuş
umurumda mı
ne tadı varmış ne tuzu ekmek arası domates, peynirin
Aynı iz üzerinde
Adımlar birbirini takip ediyor sessizce
Dokunduğunda derinleşiyor yara
Kabuk bağlarken eskisi
Kanıyor yenisi başka bir yerden
Başka çare yok




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!