Oysaki gün ortasından nasibini almıştı
hava karartısındaki bulutlar
hayatın
gök gürültülü ve sağanak yağışlı
geçeceğini düşünüyordu
yoldan geçen
...
ezildi bir üzüm çekirdeği daha
çekildi
gitti göçüne
hayat gördüğümüzden daha suskun
ve eskisinden
Gitme
çok uzaklara
mavi gökyüzüne aldanıp
sevdasız
gölgede bırakma beni
güneşsiz
seni anlamlı kılan
ulaştığın yerdir hayatın içinde
düşündüğün kadar insan
cansın
sevdiğin kadar
sevildiğin kadar canan
Islak ve kuru yerlerden geçtik
başka zamanlarda
aşık uslatan yağmurlar sonrasında
incecik ve kırılgan/maviye çalan/kızıla nazlanan
tel tel olmuş
eski bir çamaşır ipinde
Kaç
Kurtar kendini gecenin gizeminden
Belki derin bir uyku çare olur
Yasla yüreğini inceden nakışlı yastığın üstüne
Kim bilir neler bekliyor seni
Düşler aleminde
Şehrin en güzel meydanlarına çıktı çocuklar
gökyüzünü maviye boyadılar
ve yeryüzünü akşam ajansında küçük ekranlara sığdırdılar
ah dünya seyirlik vakitlerin gelir aklıma
sevinçlerin ve hüzünlerin kardeş olmuş
düşmüşler yola
Düşlerimden
Daha ne kadar bakabilirim
Gökyüzüne
Daha ne kadar saklayabilirim yüreğimde
Denizin mavisini
Masmavi bir sonsuzluk alıyor
Bir başına
Yolumuz hüzne çıkıyor
Birlikte mutluluğa
Benziyor hikayemiz kardeşim
Hüzün ve mutluluk gibi
Biraz senden
Uzak diyarlardan gelen çocukluğum
yurdum
yurtsuzluğum
kar altında saklanan kardelenim
güçsüzlüğümde var gücüm
özlemim




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!