Derin bir aşk hikayesi
Benimki
Unutulmuş
Şimdilerde
Senin geçtiğin yerde
Duruyor hala izi
Düşünme öyle uzun uzadıya
Gerek yok
Mısraları dizmeye sıra sıra
Gözlerine bak
Bir dokunuş yeter
Sevgilinin al yanaklarına
Birgün öncenin hüznünü sileceksin
Kurşun kalemin arkasındaki küçük silgiyle
Kalemtıraş dönecek hayatın ucunda
Döndükçe sivrilecek kalemin ucundaki heceler
Üzerine bastıra bastıra söyleyeceksin içinde kalanları
Yüreğinden öpeceksin sevdiklerini
Gidilecek yollar var
Birlikte yürünecek güzel günler
Adım adım mutluluğa yaklaşmak
Ne güzel şey
Kenetlenmiş insanlar
Kim durdurabilir
Kırıyorlar dalları
duvarın
arkasında
ağacın gövdesinden ağıtlar yükseliyor
kızılca göğe
Akşam hüzünle çöker
Ağırlaşmış dizelerden
Sevgilinin özlemi dokunur üzerime
Duvarda asılı resmi
Ardında yorgun kelimeler
Uyku gözlerimde davetsiz bir misafir
her şey
betondan şehirlere esir olmuştu
ve eser kalmamıştı toprak rengi sıcağında insanlardan
siyahın ve beyazın birlikteliğinde
sevmelerden arta kalan
Güne uyanacak insan
beyaz mintanında kan lekesi
bir ömür
kuruyacak gün, akşam ağlayacak birden ve gece saplanacak sırtına incecikten
oysa ki
bütün hırslarından arınacak olsa sabah
Efkar
Şimdi kendi dağımızın efkarında buluşmanın vaktidir
kardeşliğin, dayanışmanın
bugünler gelir geçer elbette
yarınlarda bir arada olmanın zamanı şimdi
eflatun renginde
ne günler
akıp geçti kendiliğinden
yıldızlardan sonra
yüreğimde
sevdaya dair ne kaldı geriye




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!