Akıl aynı olsaydı yapay zeka olurduk
Tekamül hayal olur aynı yerde dururduk
Yaradan zeka verip beşere yol göstermiş
Oku diye başlayan Kuran'ımı göndermiş
Cana tak etti yeis
Yürek çoktan yorgundu
Kapıldı Temel reis
Safi-naz'a vurgundu
Geçmiş zamandı
Siyaset, toplumların birlikte yaşama ihtiyacından doğan bir yönetme ve yön verme faaliyetidir. İnsanların bir arada yaşadığı her yerde farklı düşünceler, farklı beklentiler, farklı ihtiyaçlar ve farklı çıkarlar olacaktır. Bu farklılıkların çatışmaya dönüşmeden bir arada yaşayabilmesini sağlamak ise siyasetin temel görevlerinden biridir. Bu yönüyle siyaset, toplum hayatının vazgeçilmez bir parçasıdır.
Siyaset; ülkenin geleceğine yön vermek, toplumun ortak sorunlarına çözüm üretmek, adaleti ve güvenliği sağlamak, ekonomik ve sosyal gelişmeyi gerçekleştirmek ve insanların daha huzurlu bir hayat sürmesine imkân hazırlamak için vardır. Siyasetin varlık sebebi yalnızca iktidarı elde etmek olmamalıdır. Siyaset, topluma hizmet etme sanatıdır.
İktidar, kendisine oy verenlerin olduğu kadar kendisine oy vermeyenlerin de iktidarı olduğunu unutmamalıdır. Seçim kazanmak, toplumun yalnızca bir bölümünü yönetme yetkisi değil; toplumun tamamına karşı sorumluluk üstlenmek demektir.
İktidarın görevi yönetmek, hizmet üretmek, toplumun haklarını ve özgürlüklerini korumak, adaleti gözetmek ve ülkenin geleceğini düşünerek karar almaktır.
Muhalefetin görevi ise iktidarın yaptığı her şeye karşı çıkmak değildir. Muhalefet; iktidarı denetlemek, yanlışlarını ortaya koymak, eksiklerini göstermek ve gerektiğinde uygulanabilir alternatifler ortaya koymakla sorumludur.
İktidar ile muhalefet birbirinin düşmanı değil, demokrasinin birbirini tamamlayan iki unsurudur. İktidar yönetir, muhalefet denetler; toplum ise ikisini de değerlendirir.
Mutlu ve de mesuttu suda kulaç atarken
Ekmek elden su gölden yaşayıp duruyordu
Göbeğinde bir hortum torbasında gezerken
Rahatsız eden varsa tekmeyi vuruyordu
Zamanın doldu deyip onu uyandırdılar
Ulu çınarım kökü derinden daha derin
Sarsılsa da yıkılmaz birazcık acı çeker
Dimdik ayakta durur salınır serin serin
Sarsılsa da yıkılmaz sırttan asalak döker
Bıkıp usanmadılar bin yıldır taşladılar
Mutlu olmak istersen umuda sıkı sarıl
Umutlar yarınlara heyecan taşımaktır
Geçmişten ders alarak atiye doğru kurul
Mutsuzluğun nedeni maziyi kaşımaktır
Umut yürek arzusu başarmanın başıdır
Sırları dökülmüş aynaya bakar gibiyim
Dökülen sırlar gömülü hatıraları
Kalan sırlar yaralı binaları yansıtıyor
Delik deşik bir coğrafya
Ağaçlar griye boyanmış
Virane evlerde ışıklar sönmüş
Lanetlenmiş bir millet
Bir hayal uğruna kan dökerken
Aç susuz masumların feryadı çınlıyor kulaklarımda
Ne bir taş kalmış taş üstünde
Ne de bir kuş uçuyor gökyüzünde
VATAN
Vatan toprağın kalbi hücrenin can iksiri
Kalp ölürse ruh ölür ruhsuz beden tez çürür
Kalplere hayat veren özdeki kan iksiri
Damarda iksir yoksa beslenen her şey kurur
Çağ açıp çağ kapatan ecdadın yadigarı
Kökleri üç kıtada Osmanlının çınarı
Toprak için toprağa düşenlerin diyarı
-------Kıymetini bilene canından öte cansın
-------Sen ki candan ileri can verilen Vatansın




-
Almula Erdem
-
Almula Erdem
-
Almula Erdem
Tüm YorumlarBen prenses olmak istemedim. Sadece bir babanın kızı olmak yeterdi bana.
Babalar çocuklarının çocukları yerine koyduklarının sevgisini ve özlemini ??hisseder değil mi??
Baba demek yokluğunu hissetmek değil mi Bülent'im Arkan'ım.
Ben seni ne çok en çok özledim bir bilsen.
Bak ...
https://m.youtube.com/watch?v=9mT1wUbpgj4
Yakışıklı babam benimmm :))
Ben gördüğüm yerlerdeki insanlarının hallerini gördükçe çok korkuyorum :((
Kimliğim ve dinim için Allahıma hep şükrediyorum :)) ama dedem hep _yıldızları görebileceğin bir dünya için dua et_ diyor :((
Ben yanına başka şeylerde ekliyorum tabi ;))