Bize Benzeyenler. Şiiri - Hikmet Metin Ç ...

Hikmet Metin Çavdar
414

ŞİİR


8

TAKİPÇİ

Bize Benzeyenler.

Hz. Ali'nin sözü düştü aklıma:
“Düşmanın en büyüğü, düşmanlığını gizleyendir.
En tehlikeli düşman, bize benzeyip de bizden olmayandır.”

Ben insanı
en çok sustuğunda tanıdım.
Çünkü insan konuşurken
kendini saklayabiliyor;
birkaç güzel söz,
bir tebessüm,
omzuna konan bir el
yetiyor bazen
güvenmeye.
Ben de kandım...
Her uzanan eli
dost eli sandığım oldu.
Ekmeğimi böldüm,
derdimi paylaştım,
gönlümün kapısını
ardına kadar açtım.
Meğer bazıları
kapıdan içeri girmek için değil,
içeride ne var diye bakmak için gelirmiş.
Sonra öğrendim;
insanın düşmanı
her zaman karşısında durmazmış.
Bazen yanı başında oturur,
çayını seninle içer,
senin sözlerinle konuşur,
senin acına başını sallar...
Ama sen dönünce
başka bir yüz takarmış.
İşte en çok buna kırıldım.
Düşmanlığını açıkça söyleyene
hiç gücenmedim.
Varsın sevmesin beni,
varsın adımı anmasın.
İnsan, karşısında duran düşmandan
daha kolay korunuyor.
Asıl zor olan
“Ben senin yanındayım” diyendir.
Ben bunu
geç öğrendim.
Bazı insanların gözlerinde
kendimi aradım yıllarca.
Meğer onlar
bana değil,
benden alabileceklerine bakıyormuş.
Ben gönülden verdim,
onlar hesabını tuttular.
Ben sustum,
onlar bunu korku sandılar.
Ben affettim,
onlar yeniden denediler.
Bir gün yoruldum...
Kimseye kızmadan,
kimseyi suçlamadan
biraz kendime döndüm.
Ve anladım ki
insan herkesi tanıyamaz.
Bazı yüzler
ancak zaman geçince konuşur.
Bazı bakışların
neden gözümden kaçtığını,
bazı sözlerin
neden içimde bir yere dokunduğunu
yıllar sonra anlarsın.
İşte tam o günlerde
Hz. Ali'nin sözü düştü aklıma:
“Düşmanın en büyüğü, düşmanlığını gizleyendir.
En tehlikeli düşman, bize benzeyip de bizden olmayandır.”
Bir söz bazen
insanın içine taş gibi düşer.
Benim içime de öyle düştü.
Çünkü insanın
kendine benzeyeni
kendinden sanması kolaydır.
Aynı dili konuşursun,
aynı masada oturursun,
aynı acıya üzülürsün,
aynı türkünün içinde
aynı yere dalarsın...
Ama gönüller
aynı tarafa bakmıyorsa
ne fayda?
Ben artık
aynı kelimeyi söyleyene değil,
aynı yükü taşıyana bakıyorum.
Çünkü dostluk
iyi günde yan yana durmak değil,
insanın sesi çıkmadığında
yanında kalabilmektir.
Bir gün herkes gider...
Bunu da öğrendim.
Kalabalıklar dağılır,
sofralar toplanır,
telefonlar susar,
isimler unutulur.
Geride
kimsenin görmediği
birkaç insan kalır yanında.
İşte onlar gerçek dostundur.
Ne çok insan tanıdım
kalabalık günlerimde.
Ne az insan kaldı
içim çöktüğünde.
Şimdi kimseye
“Bana dost ol” demiyorum.
Dostluk istenmez.
Vakti gelince
kendini belli eder.
Bir dara düştüğünde,
bir kapının önünde yalnız kaldığında,
herkes kendi işine bakarken
bir insan çıkıp
“Ben buradayım” dediğinde...
İşte orada anlarsın
kimin gerçekten senin olduğunu.
Ben artık
yüzüme gülen herkesten
şüphe etmiyorum.
Ama herkese de
gönlümü açmıyorum.
Çünkü öğrendim:
İyi niyet
insanın güzelliğidir;
ama tedbirsizlik
başkasının eline bırakılmış
bir yaradır.
Ben kin tutmam.
Tutarsam
önce kendi içimi karartırım.
Kim ne yaptıysa
kendi vicdanıyla yaşasın.
Ben hesabımı
Hakk'a bırakırım.
Ama unutmak başka,
ders almak başka.
Ben unutmadım.
Sadece
yükünü taşımıyorum artık.
Bazı isimler var
hayatımda...
Anınca içim acımıyor,
sadece susuyorum.
Çünkü bazı insanlara
verilecek en büyük cevap
bir daha hayatına
girmelerine izin vermemektir.
Ben kapıları
öfkeyle kapatmadım.
Sessizce kapattım.
Arkamdan ne söylediler,
kim ne düşündü,
kim hangi hikâyeyi anlattı
bilmiyorum.
Bilmek de istemiyorum.
Çünkü insan
başkasının ağzından çıkan sözlerle
kendi değerini ölçmemeli.
Ben kendimi
kimsenin sevgisine
muhtaç bırakmayacağım.
Sev beni,
sevme beni...
Ama bana
insanlığımı unutturacak
bir kötülük yapma.
Çünkü ben hâlâ
insana inanmak istiyorum.
Birinin ihaneti yüzünden
bütün insanlardan vazgeçemem.
Bir dostun yanlışı yüzünden
dostluğa küsemem.
Birinin kalpsizliği yüzünden
kalbimi taş yapamam.
Ben yine
iyiliğimi saklamayacağım.
Ama artık
iyiliğimin adresini
herkese vermeyeceğim.
Çünkü bazıları
senin ışığını sevmiyor;
sadece
ışığından yararlanmak istiyor.
Ve sen bunu
ışığını çektiğinde anlıyorsun.
Ben bazılarını
geç tanıdım.
Bazılarını
fazla sevdim.
Bazılarına
hak ettiğinden fazla güvendim.
Ama kendime kızmıyorum.
Çünkü ben
onlar gibi olamadığım için
yanıldım.
İçimde hesap yoktu.
Onlarda vardı.
Ben açık bir kapıydım,
onlar kilitli bir sandık.
Ben ne isem
onu gösterdim.
Onlar ne olduklarını
sakladılar.
Belki de
Hz. Ali'nin sözü
tam burada anlamını buluyor:
“Düşmanın en büyüğü, düşmanlığını gizleyendir...”
İnsan açık düşmanından
kendisini korur.
Asıl yara
dost bildiğinin elinden gelir.
Benim payıma düşen de
birkaç yara oldu.
Ama her yara
insanı eksiltmez.
Bazısı
gözünü açar.
Bazısı
kalbini büyütür.
Bazısı da
kime ne kadar yaklaşacağını öğretir.
Ben şimdi
daha az insanla konuşuyorum belki,
ama daha çok kendimle.
Daha az sofraya oturuyorum,
ama oturduğum sofrada
gözüm arkada kalmıyor.
Daha az “dostum” diyorum,
ama dediğimde
sözümün arkasında duruyorum.
Ve biliyorum artık;
İnsan herkese benzeyebilir,
ama herkes
insanın kendinden değildir.
Kimi seninle aynı yolda yürür
ama başka bir yere gider.
Kimi yanında görünür
ama içinden seni geçirmez.
Kimi kardeşim der
ama kardeşliğin yükünü taşımaz.
Ben artık
söze değil,
zamana inanıyorum.
Zaman
insanı ele verir.
Ne maske bırakır,
ne bahane.
Bir gün
herkes kendi yüzüyle kalır.
Ben de
kendi yüzümle...
Ne eksik,
ne fazla.
Gönlümde kin yok.
Ama aklımda
hayatın öğrettikleri var.
Ve bundan sonra
kim gelirse gelsin
önce insanlığına bakacağım.
Bana benzeyene değil,
gönlü Hakk'tan yana olana
yakın duracağım.
Yüzüme gülene değil,
arkamdan da
aynı sözü söyleyene...
Yanımda yürüyene değil,
ben düştüğümde
beni kaldırana...
Ve bir gün
yeniden yanılırsam bile
kendimden utanmayacağım.
Çünkü insan
güvenmekten değil,
güvendiği halde
kötülük yapmaktan utanmalı.
Ben hâlâ inanıyorum:
İyi insan
az bulunur ama vardır.
Gerçek dost
sessizdir ama vardır.
Hakikat de
ne kadar saklanırsa saklansın
bir gün
kendi kapısını çalar.
Ben o günü beklemiyorum.
Kendi yoluma bakıyorum.
Gönlümü temiz tutup,
gözümü açık tutuyorum.
Çünkü artık biliyorum:
Düşmanını bilmek kolaydır;
zor olan,
dostunun içindeki düşmanı fark etmektir.
Ben bunu
bir ömürlük ders gibi
içimde taşıyorum.
Ve artık
bize benzeyenlere değil,
bizden olanlara
bakıyorum.

Hikmet Metin Çavdar
Kayıt Tarihi : 27.08.2026 01:16:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!