Bir yalan dünyadır, bir kuru kavga,
Emirsiz ot biter mi koca dağda?
İstemezse çöl olur gonca bağda,
Gücü, kudreti malda mı sandın?
Dereler, ırmaklar çağlayıp coşar,
Düzlükler, vadiler, ülkeler aşar,
Bolluk ile dolar, setleri taşar,
Yağan yağmuru buluttan mı sandın?
Bir pul için çarpışır nice insanlar,
Kibirle beslenir kirli zanlar,
Nefes boğazına dayanınca anlar,
Sağlığı, hayatı tabipten mi sandın?
“Ol” emrini veren “öl” emrin verince,
Herkes ettiğini çeker derince,
Varlık âleminde defter dürülünce,
Servetin, sarayın kurtarır mı sandın?
Garip çoban olsan, yahut bir kral,
Bilge sarayında divane, meczup hâl,
Boş yanan mumları söndürmek hayal,
Sorgular bir mumla biter mi sandın?
...ben garip çoban
Sinan ŞimşekKayıt Tarihi : 27.04.2026 23:45:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
1. Sebepler Perdesini Yırtmak İnsan genellikle gördüğüne inanır; yağmuru buluttan, şifayı tabipten, rızkı ise çalışmaktan bilir. Şiirin hikâyesi, bu "sebepler perdesini" aralamakla başlar. Hikâye bize der ki; bulut sadece bir vesiledir, asıl "Yağ" emrini veren başkadır. Dağda biten ottan, damardaki kana kadar her şeyin bir "Emir" ile hareket ettiğini hatırlatarak, insanı o sahte sahiplik duygusundan uyandırır. 2. Kibrin ve "Pul"un Hikâyesi Şiirdeki "Bir pul için çarpışır nice insanlar" ifadesi, aslında insanlık tarihinin kısa bir özetidir. Hikâye, insanın dünya malı için verdiği o yorucu kavgayı bir "kuru kavga" olarak niteler. Nefes boğazda düğümlendiği an (sekerat vakti), ne tabibin ne de biriktirilen pulların fayda etmeyeceğini anlatarak, asıl sermayenin "gönül" olduğunu fısıldar. 3. Eşitlik ve Akıbet "Garip çoban olsan, yahut bir kral" mısrası, hikâyenin can alıcı noktasıdır. Ölüm ve hesap karşısında rütbelerin nasıl sıfırlandığını, saraydaki bilge ile dağdaki meczubun aynı hakikat terazisine çıkacağını söyler. Hikâye, bir kralın ihtişamıyla bir çobanın sadeliğini aynı mısrada buluşturarak, dünya hayatının sadece geçici bir gölge oyunu olduğunu kanıtlar. 4. Mum ve Sorgu Şiirin sonunda geçen "mum" imgesi, ömrün bitişini ve hesabın başlamasını temsil eder. Hikâye şu soruyla biter: Dünyada yaktığın o boş ışıklar, öte taraftaki karanlığı aydınlatmaya yetecek mi? Sorgunun bir mum aleviyle bitmeyecek kadar derin olduğunu söyleyerek, insanı derin bir tefekküre sevk eder.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!