Bakıp yamaçlara, kucakladım baharı,
Uzayıp boy verdi, ormanın çınarı,
Sağ üstte kurumuş, köyün gür pınarı,
Bir kara tahta, siliyor rüzgârı.
*
Koyup ocağa, kaynattım sıcak aşı,
Yuvarlandı, dağların yüce başı,
Sol altta dökülmüş, bulutun gözyaşı,
Bir kara tahta, sabrın sessiz taşı.
*
Duyup ufukta, dinledim kuş sesini,
Dağıttım bülbülün çalı kafesini,
Sağ yana yatırmış, ılık nefesini,
Bir kara tahta, saklar köy hevesini.
*
Serpip toprağa, diledim tohumunu,
Büyüttü başaklar uzayan boyunu,
Sol üstte kurumuş, derenin suyunu,
Bir kara tahta, kapatır kör kuyuyu.
*
Gezip bağlarda, kokladım yaban gülü,
Süzüldü bulutun bembeyaz tülü,
Sağ altta susmuş, ormanın bülbülü,
Bir kara tahta, çizer mor sümbülü.
*
Yığıp tepeye, savurdum sarı harmanı,
Dağıldı, ocağın o tüten dumanı,
Sol yanda tükenmiş, geçip giden zamanı,
Bir kara tahta, verir bana dermanı.
*
Çıkıp tepeye, seyrettim yeşil ovayı,
Karardı fırtına sardı tüm havayı,
Tam ortadan bozmuş, rüzgâr o yuvayı,
Bir kara tahta, okşar bütün doğayı.
Kayıt Tarihi : 31.08.2026 17:41:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!